|
|
 |
« : 14 Aralık 2007, 21:13:35 » |
|
Aort (Şah Damarı)
Vücudumuzun en büyük atardamarı. Kalbin sol karıncığından çıkar. Kalpten çıkınca, sola ve arkaya doğru bir yay çizer. Bu kemer yapan aort bölümüne "aort kemeri" denir. Aort kemeri üzerinden kollara ve başa giden atardamarlar çıkar. Aort daha sonra aşağıya devam ederek, göğüs kafesinin içinden geçer. Bu bölümüne de "göğüs aortu" denir. Göğüs aortu diyaframı geçince, "karın aortu" adını alır. Karın boyunca devam eden aort, bel bölgesine gelince bacaklara giden uç dallarını vererek son bulur.
Kan, sol karıncıktan kesik kesik aralıklarla geldiğinden, kalbin her kasılmasında bir miktar kan aorta atılır ve aort şişer. Kalbin gevşemesinde sol karıncıktaki basınç, aorttaki basıncın altına düşünce, aortun kapakçıkları kapanır. Aort, elastiki olduğundan, sol karıncıktan atılan kanın hepsini birden damarlara gönderemez; birazını şişerek depo eder. Tekrar eski durumuna geldiğinde kan akımının devamlılığını sağlar. Bunu, depo ettiği kanı damarlara göndererek yapar. Bu işlemler, kalbin geveşemesi esnasında olur. Kalbin kasılması(sistol) esnasında, sol karıncık basıncı aorttan yüksek olunca kan tekrar aorta atılır. Sistol sırasında aorta atılan kan kütlesi, damarlarda merkezden çevreye doğru yayılan bir basınç dalgası oluşturur. Bu basınç dalgası damarların duvarlarını genişletir. Genişleme elle hissedilebilir. Bu basınç dalgasına "nabız" denir.
Basınç dalgasının hızı damar duvarının elastiki olmasına ve damar çapının, duvar kalınlığına oranına bağlıdır. Aort üzerinde kanın hızı 4m/sn , baldırdaki damarlarda ise 10m/sn'dir. Buna göre kalbin atımlarını bilekte 0,1 saniye gecikmeyle hissedebilmekteyiz.
Kaynak : Sağlık Ansiklopedisi
|