| 11 Aralık 2008, 09:15:18 |
|
|
 |
« Yanıtla #28 : 11 Aralık 2008, 09:15:18 » |
|
ÖZLEDİM SENİ..
özledim seni... ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir. beynimi uyuşturuyor özlemin... çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zamandır içimi ısıttığını yeni yeni anlıyorum Yokluğun, Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları aksamları her isi bir kenara koyup seninle baş başa konuşmaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü... Nasılda serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken Gitmeni asla istemediğim halde buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları söylemeden 'git artık' demek 'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa' demek sana nede zor seni görmemek ve belki yıllar sonra karsılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek
Can Yücel
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
| 11 Aralık 2008, 13:02:47 |
|
|
 |
« Yanıtla #29 : 11 Aralık 2008, 13:02:47 » |
|
Çok seviyorum bu şiiri. Teşekkürler ilsev. Yine duygusallaştırdın beni. ![[REP]](http://www.yarindansonra.net/Smileys/default/rep.gif)
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Ölmeye vaktim mi vardı seni sevmekten...
|
|
|
|
|
| 26 Ocak 2009, 17:20:06 |
|
|
 |
« Yanıtla #31 : 26 Ocak 2009, 17:20:06 » |
|
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
| 10 Şubat 2009, 17:45:56 |
|
|
 |
« Yanıtla #32 : 10 Şubat 2009, 17:45:56 » |
|
Vay bee. Ne dizinmiş ama beh.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 10 Şubat 2009, 17:47:54 Gönderen: Yusufbar »
|
Kayıtlı
|
|
|
|
| 26 Şubat 2009, 22:57:16 |
|
|
 |
« Yanıtla #33 : 26 Şubat 2009, 22:57:16 » |
|
PARYA göçüyoruz bir çocuk gibi tut elinden yıkılmış ve yakılmış anıların bir tutam kuş sesi sür damarlarına git kendi rüzgarını bul usul göçebe bir paryayız sanki nerede konaklasak kesik bir kol gibiyiz kimseler bilmiyor bu susuşlar nereli bir kilim deseni hatırlatıyor çocuklara nüfusa kayıtlı oldukları yeri..
Hicri İzgören
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
| 08 Mayıs 2009, 23:03:37 |
|
|
 |
« Yanıtla #34 : 08 Mayıs 2009, 23:03:37 » |
|
Farkında Olmalı İnsan... Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı. Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen... Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını Fark Etmeli. Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını Fark Etmeli. Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu Fark Etmeli. Henüz Bebekken 'Dünya Benim!' Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların 'Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum İşte!' Dercesine Apaçık Kaldığını Fark Etmeli. Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli. Baskın Yeteneğini Fark Etmeli Sonra. Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini, Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini Fark Etmeli İnsan Ve Ölmeden E vvel Ölebilmeli. Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini Fark Etmeli. Eşref-İ Mahlukat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu Fark Etmeli. Ve Ona Göre Yaşamalı. Gülün Hemen Dibindeki Dikeni, Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü Fark Etmeli. Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını Fark Etmeli. Eşine 'Seni Çok Seviyorum!' Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü Fark Etmeli. Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini, Ama Arka Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu Fark Etmeli. Zenginliğin Ve Bereketin, Sofradayken Önünde Biriken Ekmek Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini Fark Etmeli. FARK ETMELİ. Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|