Çocukluk döneminde insan şekillenir ve çocukluk döneminde hep çevresini örnek alır; bu da geleceğine yansır. Töre cinayetleri de toplum unsuruna en iyi örnektir. Ellerine silah tutturulan çocuklar etraftaki baskıdan dolayı, sevdiklerini öldürürler ya da sigara. Sigara içenlerin birçoğu arkadaş etkisinde kalmıştır. Bir kabullenme isteği vardır. Bu yüzden arkadaşlarına uyar. Yani arkadaşları kendisini hep tahrik eder.
Bunu söylemeden önceki mesajınızda şunu da kullanmışsınız :
Bilimsel verilere göre ortalama olarak bir insanın karakterinin %70'ini çevre şartları belirlerken, %30'unu ise kalıtımsal özellikler belirliyor.
Bana göre %30 küçük bir yüzde oranı değil sayın zoe. Siz "nerden bakarsak bakalım bu budur" diyebiliyorsunuz ama ben sadece size gülüyorum, çünkü siz de biryerden bakıyorsunuz ve benim "toplum tarafında" durduğumu öne sürüyorsunuz. Siz evvela hangi yanda olduğunuza karar verin, zira bu konuda henüz bir hakem kurulu yok, yani siz bunu başlatansınız, ben katılan durumundayım değil mi?
Şimdi;
Kişilerin içinde suç işleme iç güdüsü varsa, onu suç işlemekten kimse alıkoyamaz. Bunu ben daha önce de aynen söyledim, hala sözümün arkasındayım (bakınız: GÜNAH konulu tartışma sayfası)
Toplum ve çevre sadece etkenlerden ikisidir... İnsanları suç işlemeye iten başka etkenlerde mevcuttur. Buna bende sizin bir örnek vereyim : Bir grup içinde bulunan 3 arkadaşın tamamı içki içiyor ve sarhoş oluyor. İçlerinden birisi suça meyilli ise bu digerlerinin de üzerinde olumsuz bir tesir oluşturmaz mı? Tamam, alkol bir toplum meselesidir belki ama, alkol kullanılan her ortam birbirine benzemeyeceği gibi aslında alkol, çok iyi niyetli, canlıyı seven, kendine ve başkalarına saygı duyan bir insanın, ancak içinde sakladığı ya da bastırdığı sevgisi, pişmanlıkları varsa bunu göstermekte de cesaretlendirici bir unsur olamaz mı? Siz hiç sokakta sallanarak giderken birbirlerine:
- DU Bİ, SENİ ÖPÜJEM ABİJİMMMMM
diyen adamları görmediniz mi? İllaki gördünüz ve çevrenin herzaman tek bir birey üzerinde pek te etkili olamayacağını da bal gibi biliyorsunuz. Sigarayı saymaya gerek yok , çünkü bugün kimse sigaraya başlamadı diye toplum tarafından suçlanamaz. Sizin bu yaklaşımınız hayalcilikten ibaret. Suçu topluma paslamak işin kolay kısmı diyorum ben hala, ve ekliyorum;
İnsan, evet sosyal bir varlıktır, ama cevresel faktörlere direnebilir. Herşeye rağmen fakirlikten gelip bugün iş adamı olmuş bireyler vardır, bu kişiler diğer insanları istihdam ederler şu veya bu şekilde. Şimdi toplum kötü diye bu adamlarda mı kötü olsalardı? Ya da emperyalist devlet sosyalist devlet deyip tutup dağa mı çıksalardı? Veya sırf sizin "bireyci" gözünüze girebilmek için açtığı fabrikanın anahtarlarını devlete mi teslim etseydi ve işi gücü bırakıp "toplumun birey üzerindeki etkisini" mi araştırsaydı? Bu onu daha mı örnek biri yapacaktı? Kaldı ki gidin sorun ; bu adam da kendisinin toplumun bir parçası olduğunu inkar etmez, ama bireysel başarı noktasında da söyleyebileceği birkaç kelamı muhakkak vardır?
Her ne kadar daldan dala atlıyor gibi görünsem de (aslında bu araştırma yapmadığımdan kaynaklanıyor ama bunun gibi sonucu aşikar bir bir konu içinde kitaplığımı ters düz etmem doğrusu!!) Ben sözümde sabitim sayın zoe:
Bireyler tekbaşlarına da direnebilirler. Bana buraya "bir başarı öyküsü" türünden şeyleri getirtmeyin rica ediyorum. Yoksa bütün sözlerinizi geri almak durumunda kalırsınız.
saygılar...