Kayıt   Şifremi Unuttum   Aktivasyon
       
  • Ana Sayfa
  • Yardım
  • Ara
  • Takvim
  • Yeni gönderilen iletileri göster.
  • Giriş Yap
  • Kayıt
ARAMA
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: BİZANS PROJESİ İŞLİYOR, İSRAİL BAHANE…  (Okunma Sayısı 453 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
10 Haziran 2010, 18:05:14
Şirin BaBa

WarLoRD

Administrator

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 1

Yas : 88

Cinsiyet : Bay

Nerden : Samsun

Konu  : 2298

Mesaj : 6447

Rep Puanı : 3439
Bilgi Paylaştıkça Çoğalır
Site
Çevrimdışı
« : 10 Haziran 2010, 18:05:14 »

BİZANS PROJESİ İŞLİYOR, İSRAİL BAHANE…

Bizans kim? 1071’de Malazgirt’te savaş yaptığımız, yendiğimiz ve Anadolu’yu elinden aldığımız devlet.

Haçlı seferleri ne? 1096’da başlayan ve günümüze kadar devam eden, Bizanslıların Anadolu’yu yeniden ele geçirmek için Ortadoğu’ya yaptığı seferlerin adı.

Bizans’ın çocukları kim? Bugünkü Avrupa Birliği ülkeleri.

ABD kim?
AB’den Amerika’ya göç ederek Kızılderilileri yok edip yeni devlet kuranlar, yani Bizans’ın çocukları.

2001 yılında ABD Başkanı Bush; Haçlı Seferleri başladı, dedi.

2004 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac; Biz Bizans’ın Çocuklarıyız, diyerek ona katıldı.

Öyleyse mesele açık; bu Bizans’ın çocukları bizden Anadolu’yu istiyor…

Bu tarihsel sözleri söylemek kolay ama bir sorun var bu noktada; bunlar sanıyor ki biz Anadolu’yu AB fonları ile aldık ya da ABD’nin Marshal yardımı ile…

Hayır, bedel ödedik her karışına, hem de belki de dünya tarihinin en ağır bedelini ödedik çünkü binlerce yıldır bu topraklara kan veriyoruz, can veriyoruz. Bizim ödediğimiz bedeli ödeyecek gücü olan varsa buyursun gelsin, biz buradayız…

1699 Karlofça Anlaşması ile ilk toprak kaybını yaşadık, iki yüz yıl boyunca bu Bizans’ın çocukları saldırdı bize, çekildik çekildik bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin sınırlarına kadar çekildik.

1915’de tüm güçleriyle denizden saldırdılar ama Çanakkale’yi geçemediler ya Çanakkale geçilseydi…

1915’te kendi güçleri yetmedi, Avustralya’dan ANZAK’ları getirdiler, karadan saldırdılar yine Çanakkale’yi geçemediler, ya Çanakkale geçilseydi…

1919’da yine bu Bizans’ın çocukları (İngiliz, Fransız, Yunan, Ermeni, Rum, İtalyan) dört bir cepheden saldırdılar ama Sakarya’yı geçemediler ya Sakarya geçilseydi…

Bugün ülkemizin yaşadığı asıl mesele budur; Çanakkale’ye Sakarya’ya silahla gelenler kılık değiştirdi, elinde para var, siyaset var yine dört bir yandan saldırıyor ama bizim bu gerçeği görmemiz medya ve siyaset tarafından engellendiği için, Bizans’ın Çocuklarını göremiyoruz.

Bizans’ın Çocukları 1948’de Filistin topraklarını BM kararı ile işgal etti ve İsrail Devleti’ni kurdu, böylece silahlı ayağını Ortadoğu’ya attı.

1990’da Rusya dağıldı ve Ermenistan’ı kurdular, Kafkaslara adımlarını attılar. ASALA terör örgütü cinayetleri ile Ermeni sorunu yarattılar, Bizans siyasetine çektiler ve biz yıllardır bu sorunlara boğuşup duruyoruz. Bizden ne istiyor Ermenistan; toprak istiyor, soykırım talebi var, tazminat istiyor…

1991’de Bizans’ın Çocuğu ABD Birinci Körfez Savaşı ile Irak’a girdi, Irak kuzeyinde Çekiç Güçle güvenli bir bölge kurdu ve bu bölgede sayıları 20 bini bulan silahlı bir PKK gücü ile Özerk Kürt Yönetimi Başkanı Barzani’yi yarattı.

PKK cinayetleri Kürt Sorunu oldu, Bizans siyasetine çekildi. Irak’ın Barzani sorunu Kürt Devleti sorunu oldu ve Bizans siyasetine çekildi. Bugün geldiğimiz noktada Barzani Kürt Devleti’ni kurdu, bir ilanı eksik kaldı. Hele ki son Türkiye ziyaretinde siyasetin gösterdiği diplomasi ile Barzani’yi bugünkü Hükümet resmen tanıdı.

Habur açılımı ile PKK terör örgütü ‘ne halk desteği verildi ve halk ile teröristler buluşturuldu. TRT-ŞEŞ ve benzer açılımlarla Türk Milleti içerisinde ikinci farklı bir kimlik yaratıldı, ayrıştırma kararlılıkla sürüyor.

Barzani-İmralı almış arkasına Bizans’ın çocuklarını ve bugünkü siyaseti hızla ilerliyor. Yakında Ermenilerle işbirliğine gidilerek Barzani eliyle soykırım iddiaları gündeme taşınacak, ardından toprak ve tazminat talepleri gelecek, tıpkı Ermenilerin yaptığı gibi…

2004’te bugünkü siyasi zihniyet Rum kesimi dediğimiz Rumları Kıbrıs’ta devlet yaptı, AB üyesi yaptı, Kıbrıs’ın temsilcisi durumuna getirdi. Rumlar bizden ne istiyor; Kıbrıs’ı istiyor, asker çekmemizi istiyor, ticareti ve limanları açmamızı istiyor.

Bu resme baktığınızda biz, yani Anadolu güneyde Rumlar, Yahudiler ve Barzani( Iraklı Kürtler ve PKK), Kafkas’ta Ermeniler, Batı’da Bizanslılar tarafından kuşatılmaya başladığımızı göreceksiniz…

Anadolu’nun içine baktığınızda yer altı ve yer üstü kaynaklarımızın Bizanslılara satıldığını, ekonomimizin yönetiminin Bizanslılara geçtiğini (bankaların, sigorta şirketlerinin ve borsanın %70’lere kısmı yabancılardadır)…

Tarım üretimi durma noktasına gelmiş olmuş Bizanslılardan satın alınmayan tarım ürünü nerdeyse kalmamıştır.

Hayvancılık hızla gerilemektedir ve bunun sonucu olarak Anadolu et ithalatına başlamıştır.

Milli Eğitim paramparça olmuş, bir cemaat devlet içinde otorite haline gelerek çocuklarımızın eğitim ve öğretimini ele geçirmek üzeredir.

Odalar ve Borsalar Birliği Türkiye’de sanayi ara mallarının ithalatının başladığını duyurarak küçük sanayi için tehlike sinyallerinin çalmaya başladığı ilan etmiştir.

Konunun uzmanlarına sorar isek göreceksiniz bu saydıklarıma ilave edilecek çok şey bulunacaktır.

Türk Tarihi bir adli soruşturma eliyle ayaklar altına alınmış, çocuklarımız ben Türk’üm demeye korkar hale getirilmektedir.

Türk Ordusu Cumhuriyet tarihinin en ağır iç saldırıları ile karşı karşıyadır.

Türk Adaleti resmen Hükümet eliyle baskı altına alınmakta, Adalet işlemez hale getirilmeye çalışılmaktadır.

Türk milleti yokluk, yoksulluk, açlık, işsizlik, borç yükü altında nefes alamaz bir hale gelmektedir.

Tüm bunların üstünde, Anadolu bir iç çatışma riski ile karşı karşıya bırakılmıştır.

Bu yazıyı, belki Türkiye’nin sahip olduğu demokratik savunma güçleri sesimi işitir, diye yazıyorum.

Anadolu’nun üçte ikisini dolaştım, halkımızla konuştum, seslerini duydum, yüreklerini gördüm bir başıma… Siyasi parti adına değil, bir finans sağlayan adına değil, bir başıma…

Halkımız derin bir endişe içerisindedir, gelecekten, hem ülkemizin hem de çocuklarımızın geleceğinden…Bir başına halkımız çıkış yolunu seçememektedir, toplum önderleri hapiste ya da müebbet hapisle yargılanmaktadır…Mustafa Kemal’in;” MİLLET FAKR-U ZARURET İÇERİSİNDE HARAP VE BİTAP DÜŞMÜŞ OLABİLİR” şeklindeki ortam ne acıdır ki gerçekleşmiştir.

Üniversitelerin dörtte üçünü dolaştım, binlerce gencimize ulaştım. Gördüğüm şudur; PKK terör örgütünün sempatizanı olarak tanımlanan bir gurup gençler üniversitelerde baskı ortamı yaratmaktadır. Üniversite yönetimleri bu duruma seyirci kalmakta ve örgüt bundan cesaret alarak kurumsallaşmaktadır. Türk gençliği, bir yanda ekonomik sıkıntıları, bir yanda PKK’nın saldırıları, bir yanda yönetimin destek olmayışı ve son yanda medya eliyle gerçeği net ve açık göremez duruma gelmiş, çıkış yolu arayışı içerisindedir.

Sivil toplum örgütleri halka ve gençliğe önderlik edememekte, siyasi iktidarın baskısı altında demokratik hak ve özgürlüklerini kullanamamaktadır. Son çıkışı yapan Odalar ve Borsalar Birliğinin tüm şirketlerine siyasi irade aynı anda onlarca müfettiş göndermiş, bu şekilde baskı altına alarak susturmaya çalışmıştır.

Yabancı bankaların eline geçen toprak miktarı bilinmemektedir çünkü özelleştirme kapsamında olmadığı için, yabancı bankalarca ipotek altına alınmış ve satışı yapılmış toprak miktarını bilmek imkanı kalmamıştır.

Etnik ve dini ayrıştırma hızla sürmektedir.

Ülkemizin derhal erken seçime gitmesi şarttır ancak hükümet buna yanaşmamaktadır.

Yakında referandum meselesi vardır ancak Atatürk Devrimlerinin tamamlanmamış bir Anadolu’da, cemaat ile Bizans desteğindeki PKK’nın devlet içinde devlet olduğu bir Anadolu’da, yabancı sermayenin insan ve kaynak yönetimini ele geçirdiği bir Anadolu’da, halkının okuma yazma oranı ilkokul 3.4 olan bir Anadolu’da yapılacak bir referandumun sağlıklı bir sonuç vermesi mümkün görülmemektedir.

Türkiye’nin demokratik hukuk sistemi içerisinde Yasama-Yargı-Yürütme güçleri vardır. Yasama ve Yürütme Bizans yolunda bir siyaset izlemekte olduğundan geriye tek güç YARGI kalmıştır.

Bu aşamada Türk Milleti’nin ve Türk vatanının kaderinin ilk aşamada yargının elinde olduğunu söylemek mümkündür. Türk yargısının görev ve sorumluluğunu bu bilinç içerisinde yerine getireceğine inancımız tamdır.

Türk yargısı şu ya da bu şekilde görevini yapamaz duruma getirilmesi halinde, sivil toplum örgütleri ile üniversitelerin halkımıza önderlik yapabileceğini düşünmek gerçekçi olmayacaktır, çünkü her ikisi de uzun zamandır bu sorumluluklarından uzak bir tavır içerisindedir.

Bu tablo içerisinde, Türk siyaseti içerisinde yer alan ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletine karşı olan sorumluluğundan bahisle artık ortaya çıkmalı ve halkımıza ülkemizin gidişatı hakkında açıkça bilgi vermek durumundadır.

Türkiye’de SALI TOPLANTILARI devri artık kapanmalı, PARTİ GURUP TOPLANTILARINDA KONUŞMAK YERİNE HALKA ÇIKILMALI, meseleler halka anlatılmalıdır.

Türk milliyetçiliği adına siyaset yapan Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhuriyeti kuran parti olan Cumhuriyet Halk Partisi bu gidişata ARTIK DUR demelidir, halka çıkmalıdır, halkla konuşmalıdır, tehlikeler halka anlatmalıdır.

Demokrasilerde en büyük güç halktır.

Hükümete hesap soracak olan güç de halktır.

Bugün CHP ve MHP tarihsel bir sorumluluk ile karşı karşıyadır. Her iki parti de Türk milletine, Türk yurduna ve Türk tarihine karşı olan sorumluluklarını taşımak ve yerine getirmek durumundadır. Aksi halde Türk milleti asla affedici olmayacaktır. Yüzde ON seçim barajı altında kalacağı düşünülen diğer siyasi partilerimize de düşen görev; halkımızı bu tehlikeler karşısında birleşmeye davet olmalıdır, ayrışmaya değil...

Unutulmasın ki koşullar ne olursa olsun, Türk Milleti tarihine, yurduna ve geleceğine sahip çıkacak güce sahiptir ve her zaman kendi kaderini kendi tayin edecektir.

ERDAL SARIZEYBEK 9 HAZİRAN 2010
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

_________
"Mustafa Kemal'in Askerleriyiz"
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
GoogleTagged

Gitmek istediğiniz yer:  

 Ara

 Forum İstatistikleri
Yeni mesaj varToplam Mesaj Sayısı: 31145
Yeni mesaj varToplam Konu Sayısı: 6288
Yeni mesaj varToplam Üye Sayısı: 13624
Yeni mesaj varSon üye: slim_boy
 Reklamlar
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
 Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.
 Desteklediklerimiz
BEKAR MEMURLAR
TARİHİ GERÇEKLER
RADYO AŞK TRENİ
SAMSUN HABER
SamsunLife.Net
OKULDAYIZ BİZ
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
REKLAM VER
yarindansonra.net Komedi Arama motorlarina kayit, sunucu barindirma, co location, co-location, kiralik sunucu, sunucu kiralama
|Site Map | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | GoogleTagget | Etiket | Url List |
Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
WarLoRD: YarindanSonra NeT ve YarindanSonra Com İş Birliği İle Hazırlanmıştır.
Bu Sayfa 0.785 Saniyede 25 Sorgu ile Oluşturuldu