Kayıt   Şifremi Unuttum   Aktivasyon
       
  • Ana Sayfa
  • Yardım
  • Ara
  • Takvim
  • Yeni gönderilen iletileri göster.
  • Giriş Yap
  • Kayıt
ARAMA
Sayfa: 1 2 3 [4] 5 6 ... 21   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Derwish Hikayeleri  (Okunma Sayısı 23348 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
30 Nisan 2007, 23:01:30
Derwish

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 5

Yas : 35

Nerden :

Konu  : 159

Mesaj : 3556

Rep Puanı : 468
divaneliğe dönen pergel
Çevrimdışı
« Yanıtla #21 : 30 Nisan 2007, 23:01:30 »


Ünlü bir sofu öyküsüdür bu...

Bir imparator sabah gezintisi sırasında bir dilenciye rastlar. “Dile benden ne dilersen” der.
Dilenci güler ve “Sanki dileğimi gerçekleştirebilecekmiş gibi soruyorsunuz.” Diye yanıtlar. Kral alınır ve söyleşi koyulaşır.

-Pek tabii her dedigini yerine getirebilirim. Sen söyle hele; ne istiyorsun?

-Söz vermeden önce iki kez düsünün kralım. Dilenci sıradan bir dilenci değildir. İmparatorun ilk yaşantısında ögretmeni olmustur.

Ve ona şu sözü vermiştir. “Bundan sonraki yatantinda tekrar kartina çikip seni uyaracagim.” İmparator olayı unutmuştur. Zaten geçmişi hangimiz noktasına virgülüne kadar anımsayabiliriz ki? Birlikte yaşlanan kişilerin bile
anıları farklıdır. Bu nedenle imparator bastırır.

-Ne istersen verebilirim. Ben güçlü bir imparatorum. Yerine getiremeyeceğim hiçbir dileğin olamaz.

Bunun üzerine dilenci, çanağını uzatıp, “tu çanagi herhangi bir teyle doldurabilir misiniz?” diye sorar. İmparator kahkaha atar ve vezirine çanağı altınla doldurmasını emreder. Çanak dolup taşmakta ve anında boşalmaktadır. Paralar buhar olup uçmaktadır sanki. İmparatorun onuru kırılır. Bir dilenci çanağını dolduramadığı kulaktan kulağa yayılır. Giderek pırlantalar, elmaslar,yakutlar akıtılır çanağa. Nevar ki çanağın dibi yoktur sanki. Yer yutar ama boşkalır. İmparator yenik düşmüştür. Dilenciye yakarır:

“Tamam, sen kazandın. Dileğini yerine getiremedim ama ne olur bana çanağın neden yapılmış olduğunu itiraf et.”

- Çok basit, diye yanıtlar dilenci. İnsan damağından yapılmıştır. Yani insanın arzu ve isteklerinden. Doymak bilmez oluşu bundandır. Bu gerçeği bir kez kavrarsan yaşantın değişir.İstek nedir ki! İstek ulaşılana kadar, belli bir süre heyecen veren bir duygudur.
Örneğin; bir araba istersin... bir yat... bir ev... Tek tek her birini elde ettiğinde, tümü anlamını yitirir. Neden? Çünkü beynin, aklın onları dışlar. Araba garajdadır ve artık istek uyandırmamaktadır. Heyecen, onu elde ettiğinde sönüp gitmiştir. Para cebindeyse, onlara erişmek için katlandığın yoğun istek yok oluverir. Gene boşluğa düşer, yeni bir istek yaratmak zorunda kalırsın. İstek doyumsuzluk uyandırır ve giderek dilenci olursun. Bir istekten bir diğerine çırpınıp durursun. Amacına ulaşır ulaşmaz bir yenisini yaratırsın. İsteğin bu yönünü kavradığında hayatının dönüm noktasındasın demektir. Sürekli yolculuk hali iyi sonuç vermez. Geri dön...Evine dön...
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


12 Eylül 2010'da Sevr Antlaşmasının Son Hazırlıkları Tamamlanmak İsteniyor! Bizden Başka Hiç Kimse Bunu Durduramaz! REFERANDUMA HAYIR! SEVR'E HAYIR!!
30 Nisan 2007, 23:02:19
Derwish

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 5

Yas : 35

Nerden :

Konu  : 159

Mesaj : 3556

Rep Puanı : 468
divaneliğe dönen pergel
Çevrimdışı
« Yanıtla #22 : 30 Nisan 2007, 23:02:19 »


Sınıf, öğrencilerin gürültü patırtısıyla sallanırken sert görünümlü hoca kapıda beliriyor. İçeriye kızgın bir bakış atıp kürsüye geçiyor. Tebeşirle tahtaya kocaman bir (1) rakamı çiziyor. “Bakın” diyor. “Bu, kişiliktir. Hayatta sahip olabileceğiniz en değerli şey...” Sonra (1)’in yanına bir (0) koyuyor: “Bu, başarıdır. Başarılı bir kişilik (1)’i (10) yapar”. Bir (0) daha... “Bu, tecrübedir. (10) iken (100) olursunuz”. Sıfırlar böyle uzayıp gidiyor: Yetenek... disiplin... sevgi... Eklenen her yeni (0)’ın kişiliği 10 kat zenginleştirdiğini anlatıyor hoca... Sonra eline silgiyi alıp en baştaki (1)’i siliyor. Geriye bir sürü sıfır kalıyor.

Ve Hoca yorumu patlatıyor: “Kişiliğiniz yoksa, öbürleri hiçtir”.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


12 Eylül 2010'da Sevr Antlaşmasının Son Hazırlıkları Tamamlanmak İsteniyor! Bizden Başka Hiç Kimse Bunu Durduramaz! REFERANDUMA HAYIR! SEVR'E HAYIR!!
30 Nisan 2007, 23:04:56
Derwish

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 5

Yas : 35

Nerden :

Konu  : 159

Mesaj : 3556

Rep Puanı : 468
divaneliğe dönen pergel
Çevrimdışı
« Yanıtla #23 : 30 Nisan 2007, 23:04:56 »


Bir zamanlar Afrika'daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan itbaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü. Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. İster kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi:

"Bunda da bir hayır var!"

Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıktılar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ateş ediyordu. Arkadaşı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yaptı ve kral ateş ederken tüfeği geriye doğru patladı ve kralın baş parmağı koptu. Durumu gören arkadaşı her zamanki sözünü söyledi:

"Bunda da bir hayır var!"

Kral acı ve öfkeyle bağırdı: "Bunda hayır filan yok! Görmüyor musun, parmağım koptu?" Ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırdı.

Bir yıl kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yaşadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamıyla birlikte avlanıyordu. Yamyamlar onları ele geçirdiler ve köylerine götürdüler. Ellerini, ayaklarını bağladılar ve köyün meydanına odun yığdılar. Sonra da odunların ortasına diktikleri direklere bağladılar. Tam odunları tutuşturmaya geliyorlardı ki, kralın başparmağının olmadığını farkettiler. Bu kabile, batıl inançları nedeniyle uzuvlarından biri eksik olan insanları yemiyordu. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü şeyler geleceğine inanıyorlardı. Bu korkuyla, kralı çözdüler ve salıverdiler. Diğer adamları ise pişirip yediler.

Sarayına döndüğünde, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini anlayan kral, onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden dolayı pişman oldu. Hemen zindana koştu ve zindandan çıkardığı arkadaşına başından geçenleri bir bir anlattı.

"Haklıymışsın!" dedi. "Parmağımın kopmasında gerçekten de bir hayır varmış. İşte bu yüzden, seni bu kadar uzun süre zindanda tuttuğum için özür diliyorum. Yaptığım çok haksız ve kötü bir şeydi." "hayır" diye karşılık verdi arkadaşı.

"Bunda da bir hayır var."

"Ne diyorsun Allah aşkına?" diye hayretle bağırdı kral.

"Bir arkadaşımı bir yıl boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabilir."

"Düşünsene, ben zindanda olmasaydım, seninle birlikte avda olurdum, değil mi? Ve sonrasını düşünsene?"
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


12 Eylül 2010'da Sevr Antlaşmasının Son Hazırlıkları Tamamlanmak İsteniyor! Bizden Başka Hiç Kimse Bunu Durduramaz! REFERANDUMA HAYIR! SEVR'E HAYIR!!
30 Nisan 2007, 23:06:30
Derwish

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 5

Yas : 35

Nerden :

Konu  : 159

Mesaj : 3556

Rep Puanı : 468
divaneliğe dönen pergel
Çevrimdışı
« Yanıtla #24 : 30 Nisan 2007, 23:06:30 »


Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra ders yılı başlar.
Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler yollarının üzerindeki her çöp bidonunu tekmelerler, bağırıp, çağırarak. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir.
Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapısının önüne çıkar, onları durdurur ve, "Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün 1 dolar vereceğim" der.
Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara şöyle der, "Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı, bundan böyle size sadece 50 sent verebilirim."
Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye. Aradan bir kaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları.
"Bakın" der, "Henüz maaşımı alamadım bu yüzden size günde ancak 25 sent verebilirim, tamam mı?"
"Olanaksız bayim" der içlerinden biri, "Günde 25 sent için bu işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Biz işi bırakıyoruz."
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


12 Eylül 2010'da Sevr Antlaşmasının Son Hazırlıkları Tamamlanmak İsteniyor! Bizden Başka Hiç Kimse Bunu Durduramaz! REFERANDUMA HAYIR! SEVR'E HAYIR!!
30 Nisan 2007, 23:08:20
Derwish

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 5

Yas : 35

Nerden :

Konu  : 159

Mesaj : 3556

Rep Puanı : 468
divaneliğe dönen pergel
Çevrimdışı
« Yanıtla #25 : 30 Nisan 2007, 23:08:20 »


Bir gün Avrupanın ünlü sanat merkezi kentlerinden birinde gezen çocuğun biri bir vitrinde çok hoş bir tablo görür. Tablo belliki oldukça pahalıdır.

Çocuk bu tabloyu bir sonraki sene abisinin doğum gününe almayı ister ve bir iş bulup kıt kanaat geçinerek biriktirdiği tüm para ile o magazaya gider. Sanşlıdır tablo hala satılmamıştır. İçeri girer ve tabloyu bir süre yakından izledikten sonra resmi yapan sanatçıyı bulur ve ‘Abimin doğum günü için bu resmi satın almak istiyorum’ tüm paramda bu kadar der. Ressam bir süre düşündükten sonra. Resmi paketler ve resmi satar.

Çocuk paketini alır ve teşekkür ederek çıkar.

Mağazada adamın arkadaşlarıda vardır ve saşkın saşkın sorarlar

- Sen ne yaptın o resmin değeri milyonlar ederdi. Neden bu kadar cüzi bir rakama sattın?

Adam cevap verir:

Evet ben bu resme milyonlarını verecek bir sürü insan bulabilirdim.
Ancak tüm servetini bu resme verecek kaç kişi bulabilirdim...
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


12 Eylül 2010'da Sevr Antlaşmasının Son Hazırlıkları Tamamlanmak İsteniyor! Bizden Başka Hiç Kimse Bunu Durduramaz! REFERANDUMA HAYIR! SEVR'E HAYIR!!
30 Nisan 2007, 23:10:16
Derwish

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 5

Yas : 35

Nerden :

Konu  : 159

Mesaj : 3556

Rep Puanı : 468
divaneliğe dönen pergel
Çevrimdışı
« Yanıtla #26 : 30 Nisan 2007, 23:10:16 »


Vietnamda savaştıktan sonra evine dönmekte olan bir asker hakkında bir
hikaye anlatırılır...

San Fransisco dan ailesini aradı ve:

''Anne baba,eve dönüyorum ama sizden bir şey rica ediyorum.

Yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum.''Memnuniyetle... onunla tanışmak isteriz,'' diye cevapladılar.

Oğulları:''Bilmeniz gereken bir şey var''diye devam etti. ''Arkadaşım savaşta ağır yaralandı.Bir mayına bastı ve bir koluyla ayağını kaybetti. Gidecek hiç bir yeri yok, onun gelip bizle kalmasını istiyorum.''Bunu duyduğuma üzüldüm oğlum. Belki onun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz.''

''Hayır anne,baba onun bizimle yaşamasını istiyorum.'' ''Oğlum'' dedi babası, ''Bizden ne istediğini bilmiyorsun.Onun gibi özürlü biri bize korkunç yük olur. Bizim kendi hayatımız var, ve bunun gibi bir şeyin hayatımıza engel olmasına izin veremeyiz. Bence bu arkadaşını unutup eve dönmelisin. O kendi başının çaresine bakacaktır.''

Oğlu o anda telefonu kapattı. Ailesi ondan bir süre haber alamadı. Ama bir kaç gün sonra, San Francisco polisinden bir telefon geldi.Oğullarının yüksek bir binadan düşüp öldüğünü öğrendiler. Polis bunun intihar olduğuna inanıyordu.Üzüntü dolu anne-baba hemen San Francisco ya uçtular ve oğullarının cesetini tesbit etmek için şehir morguna götürdüler. Onu tanıdılar, ve bilmedikleri bir şey daha öğrenince dehşete düştüler.

 veeee...

Oğullarının sadece bir kolu ve bir bacağı vardı!...
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


12 Eylül 2010'da Sevr Antlaşmasının Son Hazırlıkları Tamamlanmak İsteniyor! Bizden Başka Hiç Kimse Bunu Durduramaz! REFERANDUMA HAYIR! SEVR'E HAYIR!!
30 Nisan 2007, 23:11:13
Derwish

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 5

Yas : 35

Nerden :

Konu  : 159

Mesaj : 3556

Rep Puanı : 468
divaneliğe dönen pergel
Çevrimdışı
« Yanıtla #27 : 30 Nisan 2007, 23:11:13 »


Bir cuma akşamıydı, adam karısından ayrılalı aylar olmuştu ve hala bu market alışverişlerine alışamamıştı,üstüne üstlük bu gün kendisinin yerine başka bir arkadaşının terfi ettiğini öğrenmişti, markete gelirken, hız sınırını aştığı için ceza yemişti. Sanki bir el hayatındaki herşeyi tersine çeviriyordu. Marketde asık bir suratla alışveriş yapıyordu market çok kalabalıktı, kasaların önünde uzun kuyruklar oluşmuştu, adam tam 20 dk. sıranın kendisine gelmesini bekledi. Beklerken de elindeki dergiyi karıştırıyordu. Tam sıra ona gelmişti ki omuzuna bir elin dokunduğunu fark etti, bir çift göz ile karşılaştı. Kız tatlı bir sesle rica etti, "Lütfen çok acelem var, sadece 1 paket dondurma aldım,4 yaşındaki kuzenim arabada tek başına bekliyor ve ağlıyor, 20 dk beklersem hem dondurma eriyecek, hem de çocuğu susturamayacağım, sadece 1 sn nizi alacağım, sıranızı bana verir misiniz? İlk defa bir çocuğa bakıyorum ve ne yapacağımı bilemiyorum, susturamıyorum, dondurma iyi fikir gibi gelmişti ama sıra çok fazla Lütfen!" Adam karşındaki kızın bakışları ve çaresizliği karşısında, birden kendisini süpermen gibi hissetti, sırasını ona verirse o kıza iyilik yapmış olacaktı. Bir anda sanki tüm sıkıntıları yok olmuş gibi coşkulu birsesle "Olur" dedi. Kız dondurmayı ve 1 doları uzattı… O sırada birden kasadan garip sesler çıktı ve kasiyerler coşkuyla alkışlamaya başladılar, birden herkes kızın etrafını sarmıştı,adam bir görevlinin kızın yanına giderek, kıza "Tebrikler, siz JP marketler zincirinin kuruluşundan beri alışveriş yapan 10 milyonuncu kişisiniz. 1 milyon usd lık bir ödül kazandınız!" dediğini duydu. Bir süre sonra kasiyerler yeniden çalışmaya başladı, kasiyer onun parasını alırken, "Ne kadar şansızsınız, tam da sıra size gelmişti, o para sizin hakkınızdı!" dedi. Adam "Önemli değil" demek istedi ama sanki sesi çıkmıyordu. Marketten çıkarken kalabalığa son kez baktı, o sırada zevkle dondurmasını yiyen ve etrafa gülücükler dağıtan küçük çocuğu ve güzel kızı gördü. Kız çok şaşkındı ve gülüyordu. Bir an göz göze geldiler, o an kız gülmeyi bıraktı, bir şey söylemek ister gibi adama baktı. O sırada kendisine sorulan bir soruya cevap verdi. Tekrar adama doğru döndüğünde, onu göremedi, adam arabasına binip gitmişti. Adam ,yolda giderken sürekli üzülmemeye çalışıyor ve kendi kendine “Sadece o küçük çocuğu düşündüğüm için sıramı verdim!" diyordu. Göğsünde bir acı hissi kalmıştı. Siz adamın ya da kızın yerinde olsanız ne yapardınız? Devam edelim. Adam üzgünce evine gitti. Ertesi gün tüm gazetelerde çarşaf çarşaf kızın resimleri vardı, mutlulukla gülümsüyor bu para ile ne yapacağını anlatıyordu. Adam gazeteyi fırlatıp cope attı. Kıza o gün parası ödenmişti. Kır önce güzel bir elbise almış, kuaföre gitmişti.Kendime bir araba alırım kalanı ile diye düşündü. Ama nedense kendisini mutlu hissetmiyordu, hep kendisine sırasını veren o tatlı adamı düşünüyor ve vicdan azabı çekiyordu. Ben onun sırasını aldım diye. Adam hiç itiraz etmemiş, sessizce marketten gitmişti. Kendisini onun yerine koydu ve kararını verdi sabah bir avukata gidecek ve bu parayı adama vermelerini isteyecekti, gerçi adamı hiç tanımıyordu ama avukat bir yolunu bulur diye düşündü. Şimdi rahatlamıştı, huzurlu bir biçimde uykuya daldı.

Birkaç gün sonra adamı bir avukat aradı, adını marketteki kasiyerden aldıklarını ve kredi kartı numarasından kendisine ulaştıklarını söyledi ve devam etti, "Müvekkilim o gün sıranızı verdiğiniz için teşekkür ediyor ve paranın sizin hakkınız olduğunu düşünüyor, para bankadaki hesabınıza yatırıldı. Ama içinden 150 usd eksik, onunla Miss. Steward bir elbise almış ve kuaförde saçını yaptırmış, daha sonra size o 150 usd yi de gönderecek." Adam telefon elinde kalakaldı. İlk şaşkınlığı geçince kızın çalıştığı şirkete gitti.

Yemeğe çıktılar adam hem kıza teşekkür etti, hemde bu paranın yarısını kıza verdi. Uzun uzun bu parayla ne yapacaklarını konuştular, hayallerinden bahsettiler, parayı harcadıkça ne yaptıklarını birbirlerine söylemeye karar verdiler. Zamanla birbirlerinden cok hoşlanmışlardı, paraysa bir vesile oluyor birlikte harcıyorlardı. 1 yılın sonunda bu parayla bir çok şey almışlardı ve para bittiğinde evlenmeye karar verdiler. Şimdi 2 çocukları var ve çok mutlular.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


12 Eylül 2010'da Sevr Antlaşmasının Son Hazırlıkları Tamamlanmak İsteniyor! Bizden Başka Hiç Kimse Bunu Durduramaz! REFERANDUMA HAYIR! SEVR'E HAYIR!!
Sayfa: 1 2 3 [4] 5 6 ... 21   Yukarı git
Yazdır
GoogleTagged

Gitmek istediğiniz yer:  

 Ara

 Forum İstatistikleri
Yeni mesaj varToplam Mesaj Sayısı: 31145
Yeni mesaj varToplam Konu Sayısı: 6288
Yeni mesaj varToplam Üye Sayısı: 13624
Yeni mesaj varSon üye: slim_boy
 Reklamlar
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
 Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.
 Desteklediklerimiz
BEKAR MEMURLAR
TARİHİ GERÇEKLER
RADYO AŞK TRENİ
SAMSUN HABER
SamsunLife.Net
OKULDAYIZ BİZ
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
REKLAM VER
yarindansonra.net Komedi Arama motorlarina kayit, sunucu barindirma, co location, co-location, kiralik sunucu, sunucu kiralama
|Site Map | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | GoogleTagget | Etiket | Url List |
Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
WarLoRD: YarindanSonra NeT ve YarindanSonra Com İş Birliği İle Hazırlanmıştır.
Bu Sayfa 0.111 Saniyede 30 Sorgu ile Oluşturuldu