Kayıt   Şifremi Unuttum   Aktivasyon
       
  • Ana Sayfa
  • Yardım
  • Ara
  • Takvim
  • Yeni gönderilen iletileri göster.
  • Giriş Yap
  • Kayıt
ARAMA
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 21   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Derwish Hikayeleri  (Okunma Sayısı 21990 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
30 Nisan 2007, 22:36:59
Derwish

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 5

Yas : 35

Nerden :

Konu  : 159

Mesaj : 3556

Rep Puanı : 468
divaneliğe dönen pergel
Çevrimdışı
« Yanıtla #7 : 30 Nisan 2007, 22:36:59 »


Büyük bir şirketin bankalardaki tüm işlemlerini yürütmekle görevli olan yılların Z'si senelerdir gide gele dürüstlüğü ve güvenilirliğiyle bankadakilerle iyi dost olmuştur. Son derece dürüst, o güne kadar en ufak bir falsosu olmayan Z. bir gün ani bir kararla işten çıkartılır. O güne kadar bankacılıkla ilgili bütün ayrıntıları öğrenmiş olan Z. karar sonrası adeta cinnet geçirir ve patronuna çok kızar ama bunu hiç belli etmez... Z. eşyalarını toplama süresi içinde hemen sahte talimatlar hazırlar ve her zaman çalıştıkları bankaya bunu yollar.

Banka personeli Z.'yi arar, teyidi alır ve hiç kuşkulanmadan Z.'nin verdiği hesaba yüklüce havaleyi yapar. Dört saat sonra bankaya "Z. ile şirketimizin ilişiği kesilmiştir" yazısı gider ama para çoktan hesaptan çekilmiş, Z.ailesiyle ortadan kaybolmuştur.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


12 Eylül 2010'da Sevr Antlaşmasının Son Hazırlıkları Tamamlanmak İsteniyor! Bizden Başka Hiç Kimse Bunu Durduramaz! REFERANDUMA HAYIR! SEVR'E HAYIR!!
30 Nisan 2007, 22:38:13
Derwish

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 5

Yas : 35

Nerden :

Konu  : 159

Mesaj : 3556

Rep Puanı : 468
divaneliğe dönen pergel
Çevrimdışı
« Yanıtla #8 : 30 Nisan 2007, 22:38:13 »


Mucizeler ülkesi de denilebilir... Ülkemizden bahsediyorum. Bana herhangi bir ülke gösterin ki, bizim sabredebildiklerimize katlanabilsin. Hiç sanmıyorum. Elektrik kesik, ses eden yok! Sular akmaz, aynı sabır! Her iktidara gelen zaman ister, eskisini aratır hale gelir, tık yok!

Ama bütün bunlara rağmen en ufak şeylere sevinir, mutlu olur, her şeyi unuturuz.
Gösterişi sevmediğimiz gibi, yarattığımız mucizelerin de farkında olmayız.

Aşağıdaki örnek gibi;

Bir reklam ajansımız, 50 000 adetlik baskılı T-Shirt ihracat bağlantısı yapmıştı. Sıcak baskı tekniği ile yapılan bu uygulama, herhangi bir fotoğrafın T-Shirt’e basılması şeklinde oluyordu. İIk 10 000 adetlik parti yerine ulaştığında, alıcı firma işin mükemmelliği karşısında gözlerine inanamamış, uygulamayı yerinde inceleyip bilgi sahibi olmak için bu konuda uzman iki kişilik heyeti Türkiye’ye yollamış. Olay buraya kadar göğüs kabartıcı. Ancak, reklam şirketini almış bir panik. O kadar iptidai bir yöntem uyguluyorlar ki, bunun ilgili firma tarafindan anlaşılıp siparişin iptal edileceği korkusunu yaşıyorlar. Derken heyet geliyor. Karşılıklı sevgi gösterileri, iltifatlar, izzet-i ikram; heyet sabırsız, illaki imalatı göreceğiz diye sızlanıyorlar.

Bizimkiler hala panikte; yapacak başka birşey kalmıyor, utana sıkıla atölyenin yolunu tutuyorlar. Sanayi sitesinin loş bir katındaki atölyeye girdiklerinde manzara şöyle; bir kırık dökük masa, yerlerde boyalar, yırtık elbiseli birkaç çırak, iki usta ve onbeş metrelik uzun bir tezgah ve tabiiki meşhur T-Shirt’ler baskı için sıra bekliyorlar. Bu ortamda beyaz T-Shirt’lere bu kadar temiz baskı yapmak olanaksız. Ama heyet nezaketen uygulamanın başlamasını istiyor. Kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan firma yetkilileri, çaresiz gösteriye başlıyorlar. İki çırak, masaya paralel tahtanın iki ucundan tutuyorlar. Bu arada usta gerekli boya ayarını yapıyor ve: Şimdi!, diye bağırıyor. İki çırak var güçleri ile öteki uca koşuyorlar. Sonuç: Harika....

Ertesi gün heyet teşekkür ederek ayrılıyor. Korku ile beklenen birkaç gün sonra karşı firmadan 50 000 adetlik bir sipariş daha geliyor. Bizimkiler, kabul edilmenin sarhoşluğu içinde bayram yapıyorlar. Olaydan bir yıl sonra heyetin verdiği rapor tesadüfen ellerine geçiyor. Aynen şöyle:

“Türk’ler bütün ısrarlarımıza rağmen söz konusu fabrikayı bize göstermediler. Ancak sanayi casusluğuna karşı aynı ürünün sahtesinin yapıldığı yerde bizi aldatmaya çalıştılar. Biz nezaketen inanmış göründük.
Orada bu sürede değil 50 000 adet, 500 adet dahi baskı yapılamayacağını çocuklar bile anlar. Bu bakımdan siparişin devamını Türk’lere vermekten başka çaremiz yoktur.”

Yarattığımız mucizelerin bile farkında değiliz.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


12 Eylül 2010'da Sevr Antlaşmasının Son Hazırlıkları Tamamlanmak İsteniyor! Bizden Başka Hiç Kimse Bunu Durduramaz! REFERANDUMA HAYIR! SEVR'E HAYIR!!
30 Nisan 2007, 22:40:45
Derwish

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 5

Yas : 35

Nerden :

Konu  : 159

Mesaj : 3556

Rep Puanı : 468
divaneliğe dönen pergel
Çevrimdışı
« Yanıtla #9 : 30 Nisan 2007, 22:40:45 »


4. Murat devri Padişah tarafindan, mey (sarap), afyon ve fal bakmak yasaklanmış. İstanbul’da bütün meyhaneler ve keshaneler “underground” takılmaya başlamış. 4. Murat bi gece, tebdil-i kiyafet İstanbul’a indiğinde, karşıya geçmeye karar verip bi sandal kiralamış.

Sandalcı müşterisinin sultan olduğunu bilmiyomuş tabii. Bi ara, sandalın yanından sarkan bi ipi çekmiş. İpin ucunda bi testi! Sultan, “Ne var o testinin içinde?” diye sormuş.

Sandalcı ...
- “Ne olacak, mey işte” diye gülerek müşterisine ikram etmiş. Her ne kadar yasaklamış olsa da, 4. Murat’ın alkolle arasının iyi olduğu bilinir. İkramı kabul etmiş ama yine de,

- “Mey yasak. Hünkarımız görse kafanı vurdurtur diye korkmuyo musun?” diye sormaktan da geri kalmamış.

Sandalcı da haliyle,
- “Yahu hünkar ner’den görecek bizi denizin ortasında” demiş.

Aradan biraz zaman geçmiş. Sandalcı bu kez de, teknenin tahtalarından birini kaldırıp aradan afyon çıkarmış ve nargilesine atarak körüklemeye başlamış.
Gönlü zengin adam, hemen müşterisine de ikram etmiş. Sultan yine kabul etmiş ama yasağı gene hatırlatmış. Sandalcı aynı şekilde,

- “Kim görecek ki bizi denizin ortasında” demiş.

Biraz daha vakit geçmiş. Bizim sandalcı cebinden fal taşlarını çıkarmış. Hünkara,

- “Ver 5 akçe de falına bakayım” demiş. Fal 4. Murat’ın en kızdığı şeymiş, ama “Hadi biraz daha sabredeyim” diye düşünüp, “Bak bari” demiş.

Fal taşlarını elinde çalkalayıp atan sandalcı,

- “Efendi, sorunu sor bakalım” demiş.

4. Murat,

- “Hünkar şu anda nerededir?” diye sormuş. Sandalcı taşlara bakıp

- “Hünkar şu an denizdedir” demiş. 4. Murat güya endişelenmiş havalarına girip,

- “Sakın yakınımızda bi yerde olmasın” diye sormuş sandalcıya ve tekrar iyice bakmasını söylemiş.

Sandalcı taşlara tekrar bakmış ve birden, 4.Murat’ın ayaklarına kapanıp,

- “Affet beni hünkarim “ diye yalvarmaya başlamış. Kıyıya dönene kadar yalvarmaya devam etmiş. Padişah dayanamayıp,

- “Sana bi soru sorucam. Eğer bilirsen seni affederim. Bilemezsen boynunu anında vurduracam” demiş. Sandalcı sevinçle, “Padişahım çok yaşa” demiş ve merakla soruyu beklemeye başlamış.

4. Murat, sandalcıya, “Dönüşte İstanbul’a hangi kapıdan giricem?” diye sormuş. Tabii sandalcı hemen itiraz etmiş,

- “Hünkarım, şimdi ben hangi kapıyı söylesem, siz başka kapıdan girersiniz. Affinıza sığınarak, gireceğiniz kapıyı bi kağıda yazsam ve size versem; kapıdan geçtikten sonra okusanız olur mu?” demiş.

Hünkar başını “Olur” anlamında sallayınca, sandalcı tahminini yazıp kağıdı vermiş.

4.Murat kağıdı alır almaz, daha bakmadan, yanındaki fedaisine, “Hemen boynunu vur şu kafirin” emrini vermiş. Sonra da, “Surlara yeni bir kapı açıla! İstanbul’a oradan giricem” demiş çevresindekilere. Kapı 5-10 dakikada açılıp, padişah ve erkanı şehre girmiş.

4. Murat bi ara, sandalcının kağıda hangi kapıyı yazdığını merak etmiş. Kendinden çok eminmiş, laf olsun diye cebindeki kağıda bakmış. Ama okuyunca hayretler içinde kalmış.

Sandalcı kağıda şunları yazmış: “Hünkarım, yeni kapınız vatana millete hayırlı uğurlu olsun”

O gün bugündür de işte o kapı, “Yenikapı” olarak anılıyormuş...
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


12 Eylül 2010'da Sevr Antlaşmasının Son Hazırlıkları Tamamlanmak İsteniyor! Bizden Başka Hiç Kimse Bunu Durduramaz! REFERANDUMA HAYIR! SEVR'E HAYIR!!
30 Nisan 2007, 22:41:48
Derwish

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 5

Yas : 35

Nerden :

Konu  : 159

Mesaj : 3556

Rep Puanı : 468
divaneliğe dönen pergel
Çevrimdışı
« Yanıtla #10 : 30 Nisan 2007, 22:41:48 »


Bir bilge, bir göletin kıyısında oturmaktayken, susuzluktan dili dışarı
sarkmış bir köpeğin devamlı olarak göletin dibine kadar gelip tam su
içecekken kaçması dikkatini çeker.

Dikkatle izler olayı.
Köpek susamıştır ama gölete geldiğinde sudaki kendi yansımasını görüp
korkmaktadır ve bu yüzden de suyu içmeden kaçmaktadır.
Sonunda köpek dayanamayıp kendini gölete atar ve kendi yansımasını görmediği için suyu içer.
O anda bilge düşünür.

"Benim burada öğrendiğim şu oldu," der.
"Bir insanın istekleri ile arasındaki engel çoğu zaman kendi içinde büyüttüğü korkulardır.
İnsan bunu aşarsa, istediklerini elde edebilir.?

Ama biraz daha düşününce aslında gerçek öğrendiği şeyin bundan farklı olduğunu görür.

Asıl öğrendiği şey; insanın bir bilge bile olsa bir köpekten öğrenebileceği bilginin varolduğudur.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


12 Eylül 2010'da Sevr Antlaşmasının Son Hazırlıkları Tamamlanmak İsteniyor! Bizden Başka Hiç Kimse Bunu Durduramaz! REFERANDUMA HAYIR! SEVR'E HAYIR!!
30 Nisan 2007, 22:43:15
Derwish

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 5

Yas : 35

Nerden :

Konu  : 159

Mesaj : 3556

Rep Puanı : 468
divaneliğe dönen pergel
Çevrimdışı
« Yanıtla #11 : 30 Nisan 2007, 22:43:15 »


“Çoğu insan eksik düşündüğü yönlerini göstermek istemez. Eksikliklerini herkesten saklamanın daha büyük bir eksiklik olduğunu anlamaz.Aşağıdaki hikayeyi okuduğunuzda bir eksikliğin, üstünlüğe nasıl dönüştüğünü göreceksiniz. “ Dokuz yaşındaki bir Japon çocuğun en büyük hayali günün birinde çok iyi bir judocu olmaktır. Fakat talihsiz bir trafik kazası sonucu sol kolunu tamamıyla kaybeder. Hem cocuk hem de ailesi yıkılır. Ailesi sırf çocuk oyalansın diye, Japonların en ünlü hocalarından birini tutarlar. Hoca kolları sıvar, çocuğa tek kolla yapabileceği yegane fırlatma hareketini öğretir. Gece gündüz çocukla beraber bu hareketi çalışırlar. Bir müddet sonra çocuk hareketi gayet iyi ve hızlı bir şekilde yapmaya başlar. Fakat, hocası çocuğa her gün saatler boyu aynı hareketi adeta ezberletir. Çocuk bu hareketten sıkılıp yeni hareketler öğrenmek istedikçe, hocası bu hareketi dünyada en hızlı yapana dek calışmasını ve başka hareket öğretmeyecegini söyler. Bir müddet sonra çocuk bu hareketi yıldırım hızıyla yapmaya alışır. Bunun üzerine hoca, çocuğa artık bir turnuvaya katılma zamanının geldiğini söyler. Olacak şey değildir! Tek kollu bir judocu, tek hareketle turnuvaya katılacak. Çocuk itiraz ettikçe hocası “Evlat, sen öğrendiğin hareketi yap, gerisini merak etme!” diye öğütte bulunur. Birinci tur, ikinci tur derken çocuk turları gayet rahat geçer. En nihayet finale gelir. Tek hareket bilgisi ile finale kadar gelen çocuğun finaldeki rakibi bölgenin en iyi judocusudur. Cocuk, dev cüsseli rakibini görünce korkar. Hocası, yine sakindir, “Evlat, sen bu harekette dünyada teksin!, kendi oyununu yap! Yeter!” der. Çocuk, rakibine kendi hareketini şimşek hızıyla uygular, rakip kalktıkça, aynı hareketi yineler. İnanılır gibi değildir! Çocuk tek kolla tek hareket sayesinde şampiyon olmuştur. Çocuk dayanamaz ve hocasına sorar, “Hocam, inanamıyorum! Ben nasıl şampiyon oldum?” der. Hocası yine sakin bir ifade ile şöyle cevaplar, “Bu zaferin iki sırrı var oğlum! Birincisi; judonun en güç hareketlerinden birini cok iyi yapabilmendir! İkincisi bu harekete karşı tek bir savunma vardır. O da hareketi yapanın sol kolunu tutmak!...”
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


12 Eylül 2010'da Sevr Antlaşmasının Son Hazırlıkları Tamamlanmak İsteniyor! Bizden Başka Hiç Kimse Bunu Durduramaz! REFERANDUMA HAYIR! SEVR'E HAYIR!!
30 Nisan 2007, 22:46:12
Derwish

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 5

Yas : 35

Nerden :

Konu  : 159

Mesaj : 3556

Rep Puanı : 468
divaneliğe dönen pergel
Çevrimdışı
« Yanıtla #12 : 30 Nisan 2007, 22:46:12 »


Günlerden bir gün diyelim ki bir yaz...

Kırlangıcın biri bir adama aşık olmuş. Ve adamın penceresinin önüne konup adama şöyle demiş:

- " Ben seni çok seviyorum lütfen pencereyi açıp beni içeri al da birlikte yaşayalım." Adam :

- " Olmaz alamam... Sen bir kuşsun hiç bir kuş adama aşık olur mu?..." kırlangıç bir süre sonra tekrar gelmiş:

- Lütfen pencereyi açıp beni içeri al birlikte yaşarız. Hem ben sana dost ve arkadaş olurum canında sıkılmaz birlikte yaşar gideriz... Adam yine:

- " Olmaz alamam...Git başımdan" diye cevap vermiş.

Zaman geçmiş... Sonbahar yaklaşmış... kırlangıç üçüncü ve son defa penceresinin önüne konup adama tekrar şöyle demiş:

- " Lütfen beni içeri al... Artık soğuklarda başladı, dışarıda kalamam biliyorsun ben sıcak havalarda yaşayabilirim sadece... beni içeri almazsan başka sıcak ülkelere gitmek zorunda kalırım. Lütfen beni içeri al da burada kalayım. Birlikte yemek yer omuzuna konar seni neşelendirir sana yarenlik ederim. Hem sende benim gibi yalnızsın..." Adam :

- " Git derhal başımdan!... Ben yalnız kalırım" demiş ve kuşu kovmuş... kırlangıçta bu cevap üzerine üzüntülü bir şekilde uçmuş ve uzaklara gitmiş... Adam kırlangıç uzaklara gittikten sonra düşünmüş:

-" Ben ne aptal, ne kadar akılsız bir adamım, niye kırlangıçla birlikte kalmayı kabul etmedim? Ne güzel birlikte kalırdık demiş kendi kendine ve çok pişman olmuş. Pişman olmuş ama iş işten geçmiş. Kendi kendine

-" Nasıl olsa sıcaklar başlayınca kırlangıcım yine gelir bende onu içeri alır birlikte mutlu bir hayat sürerim, demiş.

Ve penceresini sonuna kadar açıp beklemeye başlamış. Yazın gelmesiyle kırlangıçlarda gelmeye başlamış. Ama onun kırlangıcı gelmemiş. Yazın sonuna kadar hiç penceresini kapatmadan pencerenin başında beklemiş ama boşuna....kırlangıç yokmuş. Gelen kırlangıçlara sormuş ama onun kırlangıcını gören olmamış. Sonunda bir bilge kişiye halini danışmak ve ondan bilgi almak için gitmiş. Bilge kişiye olayı anlattıktan sonra bilge kişi ona şöyle demiş:

- K ı r l a n g ı ç l a r ı n   ö m r ü   6   a y d ı r . . .

Hayatta bazı fırsatlar vardır, ömründe bir defa eline geçer ve değerlendiremezsen uçup gider... Hayatta bazı insanlar vardır, ömründe bir kez karşına çıkar ve fark edemezsen, değerini bilemezsen, uçup gider... Ve asla geri gelmezler... Dikkatli olun... Farkında olun... Ve bir düşünün acaba kaç kırlangıcı kovaladınız pencerenizden bugüne değin...
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


12 Eylül 2010'da Sevr Antlaşmasının Son Hazırlıkları Tamamlanmak İsteniyor! Bizden Başka Hiç Kimse Bunu Durduramaz! REFERANDUMA HAYIR! SEVR'E HAYIR!!
30 Nisan 2007, 22:48:37
Derwish

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 5

Yas : 35

Nerden :

Konu  : 159

Mesaj : 3556

Rep Puanı : 468
divaneliğe dönen pergel
Çevrimdışı
« Yanıtla #13 : 30 Nisan 2007, 22:48:37 »




Jack yavaşlamadan önce Takometreye baktı: Hız limitinin 50 olduğu yerde 73 ile gidiyordu ve son dört ay içerisinde dördüncü defa polis tarafından durduruluyordu. Bir insan nasıl bu kadar şanssız olabilirdi?

Jack arabasını sağa çekti. “İnşallah şu anda yanımızdan daha hızlı bir araba geçer” diye düşünüyordu.

Polis elinde kalın bir not defteri ile arabadan indi.

Bob? Bu Polis Kiliseden Bob değil mi? Jack iyice arabasının koltuğuna sindi. Bu durum bir cezadan daha kötüydü. Kiliseden tanıdığı bir Polis, arkadaş olduğuna bakmaksızın birini durduruyordu. Hemde hızlı gidip, trafik kurallarını ihlal ettiği için.

- ”Merhaba Bob. Birbirimizi yeniden böyle görmemiz çok ilginç”

- ”Merhaba Jack” Bob gülümsemiyordu. ”Beni, karımı ve çocuklarımı görmek için eve giderken yakaladın”

- ”Evet öyle” Bob umursamaz görünüyordu.

- ”Son günler eve hep çok geç geldim. Çocuklarım beni uzun süredir hiç görmedi. Ayrıca Dıana bana bu akşam Patates ve biftek yiyeceğimizi söyledi. Ne demek istediğimi anlıyormusun?”

- ”Evet ne demek istediğini anlıyorum. Ayrıca trafik kurallarını ihlal ettiğinide biliyorum.” diye cevapladı Bob.

- ”Eyvah! Bu taktik fazla işe yaramayacak gibi. Taktik değiştirmek gerekli” diye düşündü Jack ”Beni kac ile giderken yakaladın?”

- ”Yetmiş. Lütfen arabana girermisin?” dedi Bob.

- ”Ah Bob, bekle bir dakika lütfen. Seni gördüğüm anda Takometreye baktım. Sadece 65 ile gidiyordum.”

- ”Lütfen Jack, arabana gir” diye üsteledi Bob.

Jack canı sıkkın bir şekilde arabasına girdi, kapıyı çarparak kapattı. Bob not defterine bir şeyler yazıyordu. ”Bob niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatımı istemiyorki” diye düşündü Jack.

Ne olursa olsun, bundan sonra kilisede bu adamın yanına oturmaktansa, birkaç Pazar Jack kiliseye gitmeyecekti.

Bob kapıyı tıklatıyordu. Jack arabasının penceresini 5 cm kadar açtı. Bob Jack’a bir kağıt verdi ve gitti. ”Ceza değil bu” diye kendi kendine soylendi Jack. Bir anda sevinmişti. Bu bir yazıydı ve kağıtta şunlar yazıyordu:

- ”Sevgili Jack, benim bir kızım vardı. Altı yaşındayken çok hızlı araba kullanan biri tarafından öldürüldü. Bu kazadan dolayı, adam cezalandırıldı. 3 ay hapishane cezasıydı bu. Bu adam hapishaneden çıkınca kendi cocuklarına sarılıp, öpüp, onları tekrar koklayabildi. Ama ben... Ben kızımı tekrar koklayabilip, öpebilmek için, cennete gidinceye kadar beklemem gerekiyor. Bin defa adamı affetmeye çalıştım. Bin kerede başardığımı zannettim. Belki başarmışımdır, ama hala kızımı düşünüyorum. Lütfen benim için dua et ve dikkat et Jack, tek bir oğlum kaldı.”

Jack 15 dakika kadar bir süre yerinden kıpırdayamadı. Daha sonra kendine gelip, yavaş yavaş evine gitti.

Evine varınca, çocuklarına ve karısına sıkıca sarıldı. Hayat çok değerli, sürekli dikkat et. Dikkatli araba kullan ve başkalarının hakkına saygı göster. Hiçbir zaman unutma, istediğin kadar araba satın alabilirsin, ama insan hayatını ...
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


12 Eylül 2010'da Sevr Antlaşmasının Son Hazırlıkları Tamamlanmak İsteniyor! Bizden Başka Hiç Kimse Bunu Durduramaz! REFERANDUMA HAYIR! SEVR'E HAYIR!!
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 21   Yukarı git
Yazdır
GoogleTagged

Gitmek istediğiniz yer:  

 Ara

 Forum İstatistikleri
Yeni mesaj varToplam Mesaj Sayısı: 31123
Yeni mesaj varToplam Konu Sayısı: 6285
Yeni mesaj varToplam Üye Sayısı: 13344
Yeni mesaj varSon üye: sdlfjsal
 Reklamlar
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
 Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.
 Desteklediklerimiz
BEKAR MEMURLAR
TARİHİ GERÇEKLER
RADYO AŞK TRENİ
SAMSUN HABER
SamsunLife.Net
OKULDAYIZ BİZ
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
REKLAM VER
yarindansonra.net Komedi Arama motorlarina kayit, sunucu barindirma, co location, co-location, kiralik sunucu, sunucu kiralama
|Site Map | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | GoogleTagget | Etiket | Url List |
Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
WarLoRD: YarindanSonra NeT ve YarindanSonra Com İş Birliği İle Hazırlanmıştır.
Bu Sayfa 2.779 Saniyede 33 Sorgu ile Oluşturuldu