|
|
 |
« : 29 Ekim 2010, 10:22:01 » |
|
Bir milleti millet yapan dilidir. Dil, milletin kültürünün temelidir. Bir ulusun gerçek yurdu, onun dilidir. ulusal dil yok olunca ulusal duygu da zaman içinde yitirilir.
Dili korumakla vatanı korumak aynı şeydir. Çünkü dil, vatan kadar, tarih kadar, gelenek ve töre kadar azizdir. Dil olmayınca millet olmaz, soy sop, kök gövde olmaz. Milli kültürün baş unsuru dildir. Dil ve kültür birliği; duygu ve gönül beraberliği, şevk heyecan ve ruh bütünlüğü sağlar. Bir insan her türlü bilgi ve öğretiyi en iyi, en hızlı ve en rahat biçimde kendi diliyle öğrenebilir.
İmparatorluk sevdalısı devletler iki şeyin peşinde koşarlar. Bunun biri emperyalizm, diğeri misyonerliktir. Misyonerlik, sömürgeleştirmenin ayaklarından biridir, amacı das kültürel soykırımdır.
Tarih boyunca her dönemde bu balık veya örümcek ağına düşen milletler, daha doğrusu hükümetler olmuştur. Yabancı dilde eğitim yapmak bir toplumun kendisine olan saygısının zayıflığından öte bir şey değildir. Geniz yapısıyla, ifade vurgularıyla, bunların yüz kaslarına varan ritimleriyle, düşünce kalıplarını o dile uydurmakla, bu; insanın kendi insanından uzaklaşmasıdır; hatta, hem kendine hem toplumuna sevgi eksikliğidir.
Ülke içi veya yurt dışında yabancı dil okulları ve kurslarında yabancı dil öğrenmek başka, daha çocuğu ana diline hakim olmadan yabancı dille eğitim veren okullarda bilgi almak için okutmak başka şeydir.
Dilin düşmanlarından biri de, milletin içinde yaşayıp, onun dilini konuşur ve yazarken çok miktarda yabancı sözcük kullanan cücelerdir. Bunun iki sebebi vardır. Biri, bunu bilgi ve görgü üstünlüğü sanan basit kişilik, diğeri de soya çekim, yani devşirme ve dönmelerin silsilesinden gelmiş olmaktır.
Osmanlı bir hanedan ve imparatorluktu. İmparatorluk milliyet ve sömürge işlemektir. İşgal edilen topraklardan alınan binlerce kadın ve erkek, deniz ve kara savaşları sonuçlarında ele geçirilen on binlerce esir, muhtelif meslek ve sanat kollarına ait sayısız insan, çeşitli maksatlarla istihdam edilmek üzere bugünkü topraklara getirilmiştir. O günün koşullarında da bu çok doğal kabul edilir. Bu nedenle "Memlekette devşirmeler var mı yok mu?" diye kafa yormanın alemi yoktur. Bazı hal ve hareketler ile şaşırtıcı tavırlarla karşılaşıldığında da çok hayret edilmemelidir. Çünkü armut dibine düşer. Dil veya başka bir alanda, genetik yapısına dönecektir ! ...
Eminim ki arkadaşlar sizin de bu konu üzerine söyleyecek bir çift sözünüz vardır.
|