| 26 Temmuz 2007, 10:49:48 |
|
|
 |
« Yanıtla #7 : 26 Temmuz 2007, 10:49:48 » |
|
Süper ![[REP]](http://www.yarindansonra.net/Smileys/default/rep.gif)
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
_________ "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz"
|
|
|
| 05 Kasım 2007, 22:51:06 |
|
|
 |
« Yanıtla #8 : 05 Kasım 2007, 22:51:06 » |
|
Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. seçtigi adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına çağırdı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. Tercüman işaretle sordu: - "Para nerede?" Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi: - "Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiginizi anlamıyorum." Tercüman tercüme etti: - "Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş. " Baba 38'liği koltuk altından çekip sağır dilsizin beyninedayadı: - "Şimdi sor bakalım, para nerede." Tercüman işaretle sordu: - "Para nerede?" Sağır -dilsiz kan ter içinde isaretle yanıt verdi: - "Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacınn kovuğunda yüz bin dolar var." - "Ne söyledi?" dedi Baba. Tercüman yanıtladı: - "Dedi ki, hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz *öt istermiş." ![[at]](http://www.yarindansonra.net/Smileys/default/at.gif)
Kadın gece yarısı uyandığında kocasının yatakta olmadığını görür. Kalkıp mutfağa gittiğinde kocasını yaşlı gözlerle kahve içerken bulur. -'Ne oldu, neyin var' diye sorar. -Adam: '40 yıl önceki çıktığımız günleri hatırlıyor musun?' Kadın çok duygulanır. Demek ki kocası 40 yıl önceki yıllarını hatırlayıp, uyuyamamıştır. - 'Evet' der duygulu bir sesle. - Adam: 'Daha liseyi yeni bitirmistik ve sen 18'ine girmek üzere idin.' -'Evet' der kadın o günleri hatırlayarak. - 'Bir gün annen evde yoktu ben size gelmistim. Hatırlıyor musun?' - 'Evet ' ! der kadın gülümseyerek. -Adam:'Annen eve erken gelmişti ve bizi yakalamıştı, hatırlıyor musun?' - Kadın 'Evet' der büyük bir sevgi ile. Kocasının her detayı hatırlamasından memnun ve mutlu olur. - Adam: 'Annen odasına gitmiş bir silah ile gelip silahı başıma dayamış ya kızımla evlenirsin ya da seni 40 yıl hapse gönderirim, daha 18'ine bile basmadı' demişti. Hatırlıyor musun?' - 'Evet' der kadın gülümseyerek. - Adam gözlerindeki yasları siler ve büyük bir iç çeker: 'Bugün hapisten çıkıyor olacaktım'
Trafik polisi Temelin kullandığı arabayı durdurur ve: -Sizi tebrik ederim beyfendi, bu günkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size üçyüzmilyon lira ödül vereceğiz, ne yapmayi düşünüyorsunuz, demiş. Temel: -Hemen cidup bi ehliyet alacagim demis. -Ne! senin ehliyetin yok mu? demeye kalmadan yandan Fadime söze girmis: -Siz ona bakmayin memur bey içince hep boyle sapitiyi Polis iyice sinirlenmeye baslamis. Derken arkadan dursun: -Ula ben size demedimmi çalinti arabayla yola çikmayalim basimiza bi is gelir diye. Trafik polisi iyice zivanadan çikmis ve bagajdan idris atlamis: -Noldu usaklar geçtik mi siniri?
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2008, 23:03:35 Gönderen: ilsev »
|
Kayıtlı
|
|
|
|
| 05 Kasım 2007, 23:02:56 |
|
|
 |
« Yanıtla #9 : 05 Kasım 2007, 23:02:56 » |
|
Süpermiş bunlar yaw
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
_________ "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz"
|
|
|
| 24 Kasım 2007, 22:49:19 |
|
|
 |
« Yanıtla #10 : 24 Kasım 2007, 22:49:19 » |
|
Tarih dersinde öğretmen birini tahtaya kaldırmış ve sormuş: -Oğlum Kadeş Savaşını kim yaptı? Çocuk hemen yanıtlamış: -Hocam vallahi billahi ben yapmadım. Hoca sinirinden çıldıracak. O sinirle dışarıya çıkmış, koridorda Matematik öğretmenini görmüş ve durumu Matematik öğretmenine anlatmış: -Hoca hanım bu öğrenciler beni çıldırtacak; Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, vallahi billahi ben yapmadım diye yanıt veriyorlar, çıldıracağım... -Hocam üzülmeyin çocuktur bunlar hem yaparlar hem de yapmadım derler... Tarihçinin sinirleri iyice tepesine çıkmış ve soluğu Müdür Beyin odasında almış. -Müdür Bey bu nasıl bir okul, ne öğrencisinde hayır var, ne de öğretmeninde; öğrenciye Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, ben yapmadım diyor, öğretmene durumu anlatıyorum, bunlar çocuktur hem yaparlar hem de yapmadım derler diyor, kafayı yiyeceğim. Müdür Bey: Siz hiç kendinizi üzmeyin Hocam, bunda merak edilecek birşey yok, şimdi Bakanlığa bir yazı yazar ve Kadeş Savaşını kimin yaptığını sorarız... Tarih Öğretmeni aldığı yanıt ile oracığa yığılıp kalmış ve Müdürden bir hafta izin almış... Bir hafta sonra Bakanlıktan bir yazı: Bu yıl ödenek olmadığı için Kadeş Savaşı yapılamayacaktır. Bilginize...
:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar. Hocada başlarında bekliyorken demiş ki, "Bu mikroskoplarda lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak" Tabi hemen itirazlar, ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiş : ''Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?" Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış : "Tanısana hadi, tanısana kim olduğumu"
:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Öğretmen derste şunları anlatıyordu: - Düğünlerde gelinler neden beyaz giyer bilir misiniz? Bu onların en mutlu günü olduğu için! Arka sıralardan bir ses yükselir; - Damatların neden siyah elbise giydiklerini şimdi anladım.
::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Karne günüydü.Küçük oğlan okuldan döndü. Annesi "Karnen nerede?" diye sordu. Çocuk güldü : -Arkadaşıma ödünç verdim. Babasını korkutacak...
::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
| 29 Kasım 2007, 20:16:14 |
|
|
 |
« Yanıtla #11 : 29 Kasım 2007, 20:16:14 » |
|
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
_________ "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz"
|
|
|
| 29 Kasım 2007, 22:34:01 |
|
|
 |
« Yanıtla #12 : 29 Kasım 2007, 22:34:01 » |
|
Öğretmen derste şunları anlatıyordu: - Düğünlerde gelinler neden beyaz giyer bilir misiniz? Bu onların en mutlu günü olduğu için! Arka sıralardan bir ses yükselir; - Damatların neden siyah elbise giydiklerini şimdi anladım. bende bunu beğendim, Derslerde de anlatılmaya başlandığına göre durum gerçekten vahim ![[REP]](http://www.yarindansonra.net/Smileys/default/rep.gif)
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
| 13 Mart 2008, 00:09:14 |
|
|
 |
« Yanıtla #13 : 13 Mart 2008, 00:09:14 » |
|
Bilim adamları, birgün mağarada yaşı 1.582.903 olan bir insan fosili bulur, bu fosili istihbarat teşkilatlarını sınamak amacıyla kullanma kararı alırlar. Önce Japon istihbaratı mağaraya girer ve 15 dk sonra dışarı çıkıp derler ki; - Bu fosilin yaşı 1.400.000 ila 1.600.000 arasında... Daha sonra CIA girer ve 12 saat sonra baya bi havalı şekilde çıkarlar: - Bufosilin yaşı 1.500.000 ila 1.600.000 arasında, derler... Hemen ardından KGB girer ve sırf Amerikalılara inat içerde 2 gün kalırlar. 49. saatte çıkar derler ki; - Bu fosilin yaşı yaklaşık olarak 1.550.000 ila 1.600.000 arasında... En son olarak bizim MİT girer. Aradan bir hafta geçer mağaradan ses yok, 1 ay olur ses yok, 1.5 ay olur ses yok. Mağaranın dışında bekleşen gazeteciler daha fazla beklemeyip içeri girerken bizimkilerden biri çıkar dışarıya... Yaka paça dağılmış gömleğin yarısı dışarıda... Sigarası için bir ateş ister, sigarasını yakar, o sırada gazeteciler heyecanla; - İçeride çalışmalar nasıl efendim? Fosilin yaşını bulabildiniz mi? Bizimki sigaradan bir fırt çeker ve; - Fosilin yaşı tam olarak 1.582.903, der. Bunu duyan gazeteciler şaşkınlıkla sorarlar: - Nasıl başardınız bunu, fosilin yaşını tam olarak nasıl tahmin ettiniz? Bizimki sigaradan derin bir nefes çeker ve derki; - Zor oldu ama "Konuşturduk Şe**fsizi"
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|