Kayıt   Şifremi Unuttum   Aktivasyon
       
  • Ana Sayfa
  • Yardım
  • Ara
  • Takvim
  • Yeni gönderilen iletileri göster.
  • Giriş Yap
  • Kayıt
ARAMA
Sayfa: 1 2 3 [4]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Mustafa Sinema Filmi Gösterimde...  (Okunma Sayısı 3826 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
26 Kasım 2008, 19:43:05
GaRGaMeL

GaRGaMeL

GENEL MÜDÜR

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 256

Yas : 33

Cinsiyet : Bay

Nerden : Tekirdag

Konu  : 153

Mesaj : 4493

Rep Puanı : 3151
AHESTE ÇEK KÜREKLERİ, MEHTAP UYANMASIN...
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #21 : 26 Kasım 2008, 19:43:05 »

Film Hakkında Fikirler bitip tükenmek bilmiyor işte bir yenisi...

Ve İşte 'Mustafa'daki hatalar

Can Dündar tarihten sınıfta kaldı.

“Mustafa” belgeseli hatalarla dolu.

26 Kasım 2008 16:56 Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'na bağlı Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı, Can Dündar'ın Mustafa adlı belgeselindeki çok temel bilgi hatalarını ve maddi yanlışları çıkardı. Hatalar, filmin tarih danışmanı olan ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde İnkılâp Tarihi dersleri veren Faruk Alpkaya ve Dündar'ın tarih bilgisi hakkında önemli ipuçları veriyor. Saptanan hatalardan bazıları şöyle:

Ankara'nın başkent oluşu: Belgeselde Cumhuriyetin ilanından sonra gösterilmiş. Oysa 13 Ekim 1923 tarihinde başkent olmuştur.
Büyük Taarruz: Planında Kartaca Kralı Anibal'den esinlendiği iddiası Atatürk'ün yaptıklarını batı kültür ve kaynaklarına dayandırma gayreti ve zorlaması. Günün gazetelerinde kerpeten taktiği olarak tarif edilen uygulama geleneksel Türk savaş usulü olan hilal veya turan taktiğidir. Bu çerçevede harekâtın kuzeyden değil, güneyden yapıldığı da dikkatten kaçmış.

Tekâlif-i Milliye Emirleri: Sakarya Savaşı'ndan hemen önce çıkarılan bu emirler belgeselde Büyük Taarruz'un anlatımının içine yerleştirilmiş.

Atatürk'ün giysisi: Atatürk'ün, Sakarya Savaşı'na üniforma ile gittiği gösterilmiş, oysa sivil gitmiştir.

Denizli'nin işgali: İşgal edilmiş olarak gösterilen bu şehrimizin bir iki ilçesinin düşman tehdidine maruz kalması üzerine milli kuvvetler oluşturulmuştur. Denizli bütün olarak işgale uğramamıştır.

Conkbayırı Muharebeleri: Muharebelerin tarihi 28 Temmuz olarak verilmiş, oysa 10 Ağustos olması gerekiyor.

Okur-yazar oranı: Yüzde 10 olarak verilmiş ama kadınlarda bu oran çok düşüktür. Erkekler için ise yüzde 6 civarındadır. Ancak Birinci Dünya Savaşı'ndaki kayıpları dikkate alınırsa kabul edilebilir bir rakamdır.

Osmanlı İmparatorluğu'nun ömrü: Bazen 600 yıl bazen 700 yıl olarak verilmiş.

Küçük kardeşinin mezarı: Küçük yaşlarda ölen kardeşinin deniz kenarındaki mezarının çakallar tarafından açılması konu edilmekte ve bunun Atatürk'ün düşünce dünyasını çok etkilediği anlatılmaktadır. Türk kültür tarihinin hiçbir döneminde deniz kenarında mezar yapma âdetinin olmadığı unutulmuş görünmektedir.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

KİRALANMIS KAFALARIN, KÖLELİKTİR MİRASI. KÖLELER YAĞMALATIR ANCAK BU MİRASI...
...Suskunluğum Asaletimdendir,Her Lafa Verecek Cevabım Var. Ama bir lafa bakarım laf mı diye, Birde söyleyene bakarım Adam mı diye...
28 Ocak 2009, 15:15:16
Veda

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 2884

Yas : 22

Cinsiyet : Bayan

Nerden :

Konu  : 385

Mesaj : 2014

Rep Puanı : 1250
Hiçbir şey göründüğü gibi değildir!..
Çevrimdışı
« Yanıtla #22 : 28 Ocak 2009, 15:15:16 »


Turgut Özakman'dan 'Mustafa Filmi' Eleştirisi

‘Sahiden filmi beğendiniz mi?’

Bu yazıyı Mustafa filmi hakkındaki düşüncelerimi genişçe açıklamak, Can Dündar’ı bir kez daha uyarmak ve özellikle öğretmenlerimizi ve öğrencilerimizi bilgilendirmek için yazıyorum

Mustafa filminin 28 Ekim Salı günkü Ankara galasına, erteleme şansımın olmadığı bir toplantı nedeniyle katılamadım. Cumhuriyet haftası dolayısıyla 1 Kasım’a kadar her gün doluydum, filmi izleyemeden, kitap fuarına ve bazı etkinliklere katılmak için İstanbul’a gittim. Film hakkındaki tartışmalar başlamıştı. Tepki giderek yoğunlaşıyordu.

Programım öyle sıkışıktı ki İstanbul’da fırsat bulup filmi göremedim. Görüşümü soran değerli yayıncılardan, filmi izleyemediğimi söyleyerek af diliyordum.

Filmi izlemediğimi bilen sevgili Uğur Dündar, Atatürk ve Milli Mücadele hakkındaki yalan ve yanlış genel iddialar hakkında bir program yapmayı önerdi. Yakın tarihimizle ilgili sahte tarihler, hatta ansiklopediler var. Tarihini böylesine çarpıtan, gerçeğin yerine sahtesini geçirmeye çalışan bir başka millet var mıdır? Bu bize özgü, utanç verici bir durum. (Bu konuda 750 sayfalık bir çalışmam var: Vahidettin, M.Kemal ve Milli Mücadele). Son zamanlarda yeni kuşak iddiaların da üretildiğini görmekteydim. Öneriyi memnunlukla kabul ettim. Arena programında eski, yeni bazı uydurma iddiaları sordular, ben de yanıtladım. Program 10 Kasım Pazartesi gecesi yayımlandı.

400’DEN FAZLA MAİL

11 Kasım Salı günü Ankara’ya döndüm.

Bilgisayarıma büyük çoğunluğu Mustafa filmini kınayan 400’den fazla mail yağmıştı. Bazılarına göz attım. Şaşırdım. Çok düşündürücü iddialar ileri sürülüyordu. Birikmiş gazetelere baktım. Aynı gün Kanal D’den telefon ettiler, 32. Gün için çağırdılar. Konu Mustafa filmiydi, Can Dündar’la filmi konuşacaktık. Yeniden İstanbul’a gidemeyecek kadar yorgundum. Af diledim. Sayın M.Ali Birand anlayış gösterdi, “Öyleyse biz Ankara’ya geliriz” dedi.

“Daha filmi göremedim ki.”

“Can Dündar yarın sabah filmin CD’sini alıp size, eve gelecek. Birlikte izlemenizi istiyor. Sonra programı çekeriz.”

“Peki.”

Ertesi sabah bir TV’de programım vardı. Öğlene doğru eve döndüm. Az sonra da sevgili Can Dündar geldi. Kucaklaştık. Filmin CD’sini getirmişti. Ekranın karşısına geçtik. TV’den bir de kameraman göndermişler. Birkaç dakika bizi filmi izlerken çekti.

Can Dündar’ın sayın annesi ile Basın Yayın Genel Müdürlüğü İç Basın Şubesi’nde birkaç yıl birlikte çalışmıştık. Çok nazik, çok seviyeli bir genç hanımefendiydi. Kadromuz bir aile gibiydi. Can Dündar’ı bu nedenle biraz da evladımız gibi severiz.

Film Atatürk’ü işleyen, iddialı, tartışmalı bir filmdi. “Bak..” dedim, “...Beğenmezsem söylerim. Ona göre.”

“Elbette hocam.”

Filmi izlemeye başladık. Yaklaşık 20 dakika sonra, ilk kanımı söylemek için filmi durdurmasını rica ettim. Bu noktaya kadar filmde, yazılan ve maillerde yer alan ağır eleştirilere, büyük suçlamalara hak verdirecek hiçbir sahne yoktu. Çekimleri, yönetimi de beğenmiştim.

Filmin başında M.Kemal’in, üç yaşındayken ölen kardeşinin cesedinin çakallar tarafından parçalandığını yansıtan bir korku filmi sahnesi vardı. Bu sahne ve anlatım beni tedirgin etmişti ama bunun olumlu bir anlama dönüştürüleceği umuduyla sustum. Bu konuya yeniden döneceğim.

İzlediğimiz noktaya kadar suçlanacak, eleştirilecek bir sahne görmemiştim. Bu bölümle ilgili eleştiriler bana haksız geldi.

SON BÖLÜM HER İNSANI YARALAMIŞTIR

Ama M.Kemal’in Sofya’ya askeri ateşe olarak gönderildiğinin açıklanmasından sonra filmde yanlışlar, abartılar, eksikler, saptırmalar, haksızlıklar, yersizlikler, küçültücü anlatımlar, resimler belirmeye başladı. Sona doğru arttı. Son bölüm şaşırtıcıydı. Her duyarlı insanı yaralamıştır sanıyorum.

Filmdeki güzellikleri, teknik başarıları da, yanlışları, olumsuzlukları da ilk görüşte görebildiğim, anlayabildiğim kadar söyledim. Düzeltmesini istedim. Bazı olumsuzlukları ise program çekimine geç kalmamak için not etmekle yetindim. Program çekiminde değinirim diye düşündüm.

Can Dündar beni çok efendice dinledi, değindiğim hususları kabul etti, yanlışları düzelteceğine de söz verdi. Doğrusu da buydu. Türkiye’de Milli Mücadele, Cumhuriyet dönemi ve Atatürk hakkında insafsız, kuyruklu, çıngıraklı, rezilce yalanlar söylenip yazılırken Atatürk ve dönemi yanlış ve eksik anlatılamazdı. Yanlış anlatım yalancıların, sahte tarihçilerin, kara çalıcıların ekmeğine yağ-bal sürmek olurdu. Tarihimizin ve 20. yüzyılın en büyük insanlarından biri söz konusuydu. Hele eser, ‘belgesel’ diye nitelenen bir film ise, her kare ve her sözcük, tarihe ve gerçeğe dayanmalıydı.

‘KEŞKE SİZE DANIŞSAYMIŞIM’

Can büyük bir içtenlikle, “Keşke size danışsaymışım” demek inceliğini gösterdi.

Saat 15.00’e doğru filmi izleme sona erdi. Can gitti. Pek az sonra da televizyondan yollanan araç geldi. Dinlenemeden çekim yapılacak yere gittim.

Ben sayın M.Ali Birand’ın yönetiminde Can’la benim katılacağım ikili bir program yapacağımızı sanıyordum. Bu genişçe konuşulacak, olumlu sonuçlar verecek bir program olurdu. Programa 6 kişinin katılacağını orada öğrendim. İlke olarak böyle kalabalık programlara katılmam. Hiç katılmadım. Gerçekler, laflamaların altında ezilip kalıyor. Geri dönmek şık olmayacaktı, programa katıldım. Çekim yapıldı.

Payıma düşen süre içinde filmin eksiklerini, yanlışlarını yumuşak bir üslup içinde, emeğe saygımı koruyarak özetledim.

Program ertesi günü, perşembe gecesi yayımlanacaktı.

‘Can’ın reklam kokan yazısından rahatsız oldum’

Perşembe sabahı, daha gazetelere bakamadan, telefonum art arda çalmaya başladı. Can Dündar’ın Milliyet gazetesinde bir gün önce filmi birlikte izlediğimizi anlatan bir yazısının yayımlandığını bildiriyorlardı. Yazıdan filmi beğendiğim anlaşılıyor olmalı ki ısrarla şunu soruyorlardı: Sahi filmi o kadar beğenmiş miydim?

Yazı, filmi birlikte izlediğimizi gösteren iki de resimle süslenmişti. İlk paragrafı şöyleydi: “Geçen gün Turgut Özakman’ı televizyonda bizim Mustafa filminden sahneler üzerinde yorum yaparken görünce çok üzülmüştüm. Çünkü filmi izlemediğini biliyordum.”

CAN’A GÜVENİM SOLUP GİTTİ

İddiasına göre ben filmi izlemeden “Mustafa filminden sahneler üzerinde yorum yapmışım”. Oysa evde, söz açılınca, Arena programında sadece bana sorulan yeni, eski yalan ve yanlış iddialara yanıt verdiğimi kendisine anlatmıştım. Buna rağmen 32. Gün’ün çekimi sırasında da ayıp ederek bu yakışıksız iddiayı yinelemiş, beni bu gerçeği program içinde bir daha açıklamak zorunda bırakmıştı. Durumu iki kez açıklamış olmama rağmen yazısının başında, bu iddiayı yine ileri sürüyordu. Kendisine duyduğum güven solup gitti. Kimi efendi insanlar direksiyona geçince canavarlaşır, kimi kaleme sarılınca böyle saygısız olur!

Yazının girişi ve genel havası, filmi çok beğendiğim izlenimini vermekteydi. Can filmi eleştirdiğimi de belirtiyordu ama neleri, nasıl, ne kadar eleştirdiğimi sessiz geçmişti.

Bu reklam kokan yazıdan olağanüstü rahatsız olduğumu belirtmeliyim. Bu benim hiç hoş görmeyeceğim bir cinlik. Asla çiğnenmeyecek nezaket, saygı ve güven kuralları vardır.

Gece yarısından sonra yayımlanacak olan programı izleyebilenler doğruyu öğreneceklerdi ama izleyemeyenler, ne düşüneceklerdi? Hâlâ telefonla, maille sorup duruyorlar: “Siz, Can Dündar’ın yazdığı gibi sahiden filmi beğendiniz mi?”

ÜRKÜTEN YANLIŞLAR, EKSİKLİKLER

16 Kasım Pazar akşamı (19.00 seansı), filmi telaş etmeden, bir daha ve büyük perdede seyretmek için eşimle birlikte sinemaya gittim, çok dikkatle, not alarak izledim.

İlk izleyişte, belki yoğun İstanbul günlerinin yorgunluğundan, belki Can’la dostça konuşa konuşa izlediğimizden, bazı hususları atlamışım. Bu izleyişte, dikkatimden kaçmış büyük boşluklar ve yeni olumsuzluklar fark ettim. Bilgilerimi, izlenimlerimi birleştirdim.

Film genel yaklaşımı, yanlışları ve eksikleri ile beni düşündürdü. Artarak, şaşırtarak, üzerek, ürküterek düşündürmeyi sürdürüyor. Bu yazıyı yazmak için Can’ın röportajlarını ve açıklamalarını buldum. Genç Bakış ve 32. Gün’ün kayıtlarını birkaç kez izledim.

Bu yazıyı film hakkındaki düşüncelerimi genişçe açıklamak, Can’ı bir kez daha uyarmak ve özellikle sevgili öğretmenlerimizi ve öğrencilerimizi bilgilendirmek için yazıyorum.



Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Ölmeye vaktim mi vardı seni sevmekten...
28 Ocak 2009, 20:59:33
GaRGaMeL

GaRGaMeL

GENEL MÜDÜR

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 256

Yas : 33

Cinsiyet : Bay

Nerden : Tekirdag

Konu  : 153

Mesaj : 4493

Rep Puanı : 3151
AHESTE ÇEK KÜREKLERİ, MEHTAP UYANMASIN...
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #23 : 28 Ocak 2009, 20:59:33 »

İki konu tarafımdan birleştirilmiştir...
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

KİRALANMIS KAFALARIN, KÖLELİKTİR MİRASI. KÖLELER YAĞMALATIR ANCAK BU MİRASI...
...Suskunluğum Asaletimdendir,Her Lafa Verecek Cevabım Var. Ama bir lafa bakarım laf mı diye, Birde söyleyene bakarım Adam mı diye...
28 Ocak 2009, 23:05:11
Veda

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 2884

Yas : 22

Cinsiyet : Bayan

Nerden :

Konu  : 385

Mesaj : 2014

Rep Puanı : 1250
Hiçbir şey göründüğü gibi değildir!..
Çevrimdışı
« Yanıtla #24 : 28 Ocak 2009, 23:05:11 »



Sağolun.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Ölmeye vaktim mi vardı seni sevmekten...
13 Ekim 2009, 08:43:57
GaRGaMeL

GaRGaMeL

GENEL MÜDÜR

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 256

Yas : 33

Cinsiyet : Bay

Nerden : Tekirdag

Konu  : 153

Mesaj : 4493

Rep Puanı : 3151
AHESTE ÇEK KÜREKLERİ, MEHTAP UYANMASIN...
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #25 : 13 Ekim 2009, 08:43:57 »

Dersimiz ATATÜRK isimli Film çekiliyor sanırım Mustafa Filminin hatalarını kapatacak bir film geliyor ve bunu sinemada izlemek gerektiğini düşünüyorum...
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

KİRALANMIS KAFALARIN, KÖLELİKTİR MİRASI. KÖLELER YAĞMALATIR ANCAK BU MİRASI...
...Suskunluğum Asaletimdendir,Her Lafa Verecek Cevabım Var. Ama bir lafa bakarım laf mı diye, Birde söyleyene bakarım Adam mı diye...
Sayfa: 1 2 3 [4]   Yukarı git
Yazdır
GoogleTagged

Gitmek istediğiniz yer:  

 Ara

 Forum İstatistikleri
Yeni mesaj varToplam Mesaj Sayısı: 31123
Yeni mesaj varToplam Konu Sayısı: 6285
Yeni mesaj varToplam Üye Sayısı: 13344
Yeni mesaj varSon üye: sdlfjsal
 Reklamlar
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
 Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.
 Desteklediklerimiz
BEKAR MEMURLAR
TARİHİ GERÇEKLER
RADYO AŞK TRENİ
SAMSUN HABER
SamsunLife.Net
OKULDAYIZ BİZ
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
REKLAM VER
yarindansonra.net Komedi Arama motorlarina kayit, sunucu barindirma, co location, co-location, kiralik sunucu, sunucu kiralama
|Site Map | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | GoogleTagget | Etiket | Url List |
Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
WarLoRD: YarindanSonra NeT ve YarindanSonra Com İş Birliği İle Hazırlanmıştır.
Bu Sayfa 0.237 Saniyede 31 Sorgu ile Oluşturuldu