Kayıt   Şifremi Unuttum   Aktivasyon
       
  • Ana Sayfa
  • Yardım
  • Ara
  • Takvim
  • Yeni gönderilen iletileri göster.
  • Giriş Yap
  • Kayıt
ARAMA
Sayfa: [1] 2 3 ... 7   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Sabrina Hikayeleri  (Okunma Sayısı 8624 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
29 Nisan 2007, 18:22:02
sabrina

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 46

Cinsiyet : Bayan

Nerden :

Konu  : 187

Mesaj : 919

Rep Puanı : 702
Çevrimdışı
« : 29 Nisan 2007, 18:22:02 »

BİR ÇOCUKLU EŞİYLE GEÇİNEMEYEN BİR ARKADAŞIM VAR.
YİNE BİR GÜN EŞİYLE KAVGA ETMİŞ. EŞİ DE EVİ TERKETMİŞ.
ARKADAŞIM BABASINI SORAN ÇOCUĞUNA
"BABAN ARTIK EVE GELMEYECEK, ONU SATTIM" DEMİŞ.
ÇOCUĞUN ANNESİNE CEVABI ŞU OLMUŞ.
"ANNE O PARAYLA ÇİLEK ALALIM MI?" gulucuk
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
« Son Düzenleme: 29 Nisan 2007, 20:32:53 Gönderen: WarLoRD »
Kayıtlı

29 Nisan 2007, 19:21:23
ParGenC68

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 35

Yas : 23

Cinsiyet : Bay

Nerden : Aksaray

Konu  : 103

Mesaj : 3772

Rep Puanı : 750
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #1 : 29 Nisan 2007, 19:21:23 »

cocuk süpermiş.... [eheuh]
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı
29 Nisan 2007, 20:33:09
Şirin BaBa

WarLoRD

Administrator

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 1

Yas : 88

Cinsiyet : Bay

Nerden : Samsun

Konu  : 2298

Mesaj : 6445

Rep Puanı : 3436
Bilgi Paylaştıkça Çoğalır
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #2 : 29 Nisan 2007, 20:33:09 »

BİR ÇOCUKLU EŞİYLE GEÇİNEMEYEN BİR ARKADAŞIM VAR.
YİNE BİR GÜN EŞİYLE KAVGA ETMİŞ. EŞİ DE EVİ TERKETMİŞ.
ARKADAŞIM BABASINI SORAN ÇOCUĞUNA
"BABAN ARTIK EVE GELMEYECEK, ONU SATTIM" DEMİŞ.
ÇOCUĞUN ANNESİNE CEVABI ŞU OLMUŞ.
"ANNE O PARAYLA ÇİLEK ALALIM MI?" gulucuk


Düşündürücü ...  Huh?
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

_________
"Mustafa Kemal'in Askerleriyiz"
11 Mayıs 2007, 12:10:28
sabrina

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 46

Cinsiyet : Bayan

Nerden :

Konu  : 187

Mesaj : 919

Rep Puanı : 702
Çevrimdışı
« Yanıtla #3 : 11 Mayıs 2007, 12:10:28 »

Can Suyu

Telefonun sesiyle ahizeye yöneldi. Arayan bir şeyler yazdırmak istiyor olmalıydı ki, masanın üzerinde bulamayınca çekmeceyi açıp kalem aradı. Kalemle beraber eline gelen siyah beyaz eski bir fotoğrafa şöyle bir bakıp usulca masanın üzerine bıraktı. Konuşması bittiğinde çekmeceden çıkan resmi eline aldı; dalıp gitti.

Bu eski fotoğraf, üniversite yıllarına aitti. Hani şu insanın hayatın eşiklerinde olduğunu hissettiği yıllar� Bu siyah beyaz fotoğrafta, belki de hayatının en renkli yılları saklıydı. Yanında sevdiği ama babasına bir türlü kabul ettiremediği ilk ve belki de son aşkı, geleceğe gülümsüyorlar.

Mesele, baba baskısıyla hiç istemediği halde eczacılık okuması mıydı, yoksa ona kavuşamamak mıydı; bilemiyordu. Sanatçı bir ruh taşıyordu Suat Bey� Hassas, duyarlı, üretmekten zevk alan ve biraz da tembel� Herkese nasip olmayacak, birden fazla yeteneğe sahipti. Sesi çok güzeldi. Çocuk yaşlarda �âşık olduğu� Türk Müziğinde yabana atılamayacak bir birikime sahipti.

Hep keşfedilmeyi istediği ama bu konuda hiç gayret etmediği için, sesi ve enfes besteleri, yakın çevresi dışında hiç duyulamamıştı. Şiirleri, hassas ruhundan nakışlar taşıyordu; deseni öyle kuvvetliydi ki, resimleri görenleri hayran bırakıyordu. Eser verdiği her sanat alanında ortanın çok üstünde oluşu, ama bu sanatçı ruhu eczanesinin dört duvarına kapatması� Buna kimse akıl erdiremiyordu.

Hayatının son on beş yılı bu eczanede, hiç de sevmediği mesleğinin getirdiği bürokratik çarklarının içinde eriyip gitmişti ona göre� Yakınlarına sürekli �dumura uğradığını� anlatıyor, fakat bir çıkış bulamıyordu. Çevresi çok geniş olmamakla beraber, kişiliği, dürüstlüğü ve sevmese de mesleği hakkını vererek yapması sebebi ile yaşadığı kasabanın sevilen simalarındandı.

Fotoğrafa dalıp giden Suat Bey, ısrarlı bir sesle irkildi:

�-Eczacı bey, bir reçetemiz vardı da��

Hemen toparlanıp elindeki reçeteyi kendisine uzatan yaşlı amcadan reçeteyi aldı. Kısa bir süre inceledikten sonra raftan ilaçları alıp paketlemesi için yıllardan beri yardımcılığını yapan Cansu�ya verdi.
Cansu, ona �hocam� diye hitap ederdi. Otuz yaşına varmak üzereydi Cansu� Neredeyse eczane açıldığından beri Suat Beyin yardımcısıydı. Yılların verdiği tecrübeyle işi öğrenmişti.

İlgisiz bir ailesi, içkici bir babası olması sebebiyle �evden kurtulmak� düşüncesiyle, üç yıl evvel ilk talibiyle evlenmişti. Ama talihi yine peşini bırakmamış, evlendiği kişi, babasından da hayırsız çıkmıştı.

Eşi onu hor görüyor, çalışmıyor ve kötü davranıyordu. �Her şeyi düzeltir� ümidiyle dünyaya getirdiği çocuk ta işe yaramamış, işi büsbütün karmaşıklaştırmıştı. Çok geçmeden boşandılar. Ailesinden hiç destek görmeyen Cansu, çocuğu ile tek başına kalakalmıştı. Neyse ki bu iş vardı.

Suat Bey, işlemleri bitirip ilaç paketini müşteriye uzattı:

�-Buyrun, ilaçlarınız��
�-Teşekkür ederim evladım� Hayırlı işler��

�Sağolun, geçmiş olsun� deyip amcayı uğurladıktan sonra tekrar masasına döndü. Aklı o resme takılmıştı. İçinde ince bir özlem hissetti. Fakat, hissettiği bu özlemin fotoğrafta ona tebessüm eden Fatma�ya mı, yoksa o yıllara mı ait olduğunu kestiremedi.

İlaç raflarının camından kendine şöyle bir baktı. Hayatının son on yılında süratle artan saçlarındaki aklar, kalbinin ne kadar karşılığıydı; bilemiyordu. Yalnızlık ve çaresizlik duygusu, artık iyiden iyiye içine çökmüştü.

�Ne �işimi� bulabildim, ne �eşimi� bulabildim�� diye yakınırdı hep çevresine� Sanatkâr ruhu, ne mesleğini benimseyebilmişti; ne de diğer yarısını bulabilmişti. Yıllarca bin bir emekle biriktirip sahip olduğu binlerce kitap, dergi, plak ve ona ait her şeyi eşi ve evlatları ile paylaşmayı ne çok isterdi.

Son dönemde geçmişi daha bir sorgular olmuştu. Sevmeden ve sevilmeden geçiveren ömrünün yarattığı boşluk öyle derindi ki, oradan çıkmak için geçmişe sarılıyordu. Geçmişte aradığı, kimi zaman son dönemde iyiden iyiye unuttuğu huzur ve mutluluk, kimi zamansa bugünün sıradanlığına bir sebepti. Onu yanlış yönlendiren, hatta zorlayan ailesi ve çevresi, �işini bulamayışının� tek sebebiydi ona göre� İşinde mutlu olamamış, mizacının da tesiriyle içine kapanmış, �eşini bulmak� için yeterince çaba göstermemişti.


O anda yeğeni göründü kapıda�

�-Ooo, hoş geldin Sarper� Buyur otur��

�-Yok, Suat amca, seni almaya geldim� Havaya baksana ne güzel, gel Mahfel�de bir çay içelim��

Sarper, ağabeyinin oğluydu. Evlat sevgisini hiç tatmamıştı ama Sarper�i bir yeğenden çok evladı gibi görürdü. Nedense ona karşı gelemiyordu:

�-Tamam, çıkalım�� dedi tebessüm ederek� Sonra tezgâhın arkasında bir şeylerle meşgul olan Cansu�ya seslendi eczaneden çıkarken:

�-Cansu, ben çıkıyorum. Acil bir şey çıkarsa cep telefonum yanımda��

�-Tamam hocam��



Gidecekleri yer, dostlarıyla sıkça gittikleri bir mekândı. Uzak değildi; yürüdüler.

Söze Sarper girdi:

�-Amca ya, seninle bir şey konuşmak istiyorum. Ne olacak bu halin, bu bırakmışlığın� Bana verdiğin eski şiir defterin bugün yine elime geçti de��

�-Eee?...� dedi Suat bey, biraz merak ve biraz da küçümser bir tavırla�

�-Aşkı, sevdayı, muhabbeti bu kadar güzel hisseden, hissettiren, anlatan bir insan, bunu paylaşma konusunda nasıl bu derece ketum olur, isteksiz olur; anlayamıyorum.�

�-Ama ben onları yazalı nereden baksan otuz sene oluyor be evlat��
�-İyi ya işte, o otuz yıl neden?��
Sarper, sustu� Çay bahçesine varmışlardı. Yeşilliklere bürünmüş çay bahçesi, kuş sesleri ile insanın içine huzur veriyordu.

�-Bu sefer şuraya oturalım� dedi Sarper... Oturdular.

�-Çay içiyoruz, değil mi?�

Suat, başını sallayarak onayladı.

�-Bize iki çay��



Çaylarını yudumlarlarken, Sarper yolda Suat�ın yarıda kestiği konuya devam etti.

�-O şiirler, yaptığın enfes neo-klasik besteler, suluboya çalışmaların� ve şu anki yalnızlığın� Bunu ben bile hazmedemiyorum; sense körkütük bir melankoli ile yalnızlığını ve bu vazgeçmişliğini perçinliyorsun; bu doğru mu?�

�-Ama��

�-Aması falan yok�� dedi Sarper ve samimiyetle devam etti:

�-Bana yine yanlış tercihlerden, doğru yönlendirilmeyişinden, ailevi problemlerden söz etme; artık dinlemem� Ben ömrümce dinledim onları; yeter! Geleceğe bakmak lazım amca, olan olmuş. Bundan sonrası önemli� Hem o son yazdığın şiir��

�-Hangi şiir?� diye sordu Suat merakla�

Sarper, �hani şu üç yıl önce yazdığın�� diyerek gömleğinin cebinden dörde katlanmış bir kâğıdı çıkartıp amcasına uzattı. Suat, usulca kâğıdı alıp açtı ve üzerinde yazılı şiiri sessizce okudu:

«
Canımsın; kalbime hayat veren can suyumsun.
Aklıma hiç gelmeyen, unuttuğum duygumsun.
Ne çare, kaybolan baharlarda unuttuğumsun.
Söylenmemiş sevgilere esir olmuşken ruhum,
Uzun yıllar arkamda ve ben yine seviyorum.
»

Derin bir sessizlik oldu. Sakin ve şefkat dolu bir ses tonuyla Sarper konuştu:

�-Hep `acaba olur mu, neden olmasın` derdim� Ama bu şiiri okuyup baş harflerine bakınca��

Durdu, amcasının yüzüne tebessümle bakıp masanın üzerinde duran elini sıkıca tuttu ve devam etti:

�-Neden olmasın ha amca, neden olmasın? Seviyorsun, kendine bile itiraf etmekte zorlansan da seviyorsun, biliyorum. Onun da seni sevdiğinden hiç şüphem yok� Sana nasıl baktığını görmedim mi sanıyorsun? Öyle ya da böyle, siz birbirinizi seviyorsunuz.�

Suat şaşkındı. Yeğenin de dediği gibi, kendisine bile itirafta zorlandığı, gelgitlerle dolu duygu dünyasını bir şiiri ele vermişti. Duygulandı. Başını kâğıttan hafifçe kaldırıp sordu:

�-Olur mu dersin?�

�-Neden olmasın?�

Dalıp gitti Suat� Her zamanki melankolik tavrıyla bin bir olumsuzluk geçti içinden... Sonbahara yüz tutmuş ömrünü tekrar bahara çevirebilir miydi? Bunu da düşünmeden edemiyordu. Kaybettiklerine ve elinden kaçırdığı fırsatlara dövünüp bunalıma girmek mi, yoksa hayatı ileriye doğru yaşayıp elinden geleni yapıp ta sonucu beklemek mi? Birincisi, ömrünce hep yaptığı, ikincisi ise hiç denemediği idi.

Sarper, amcasının neler düşündüğünü hissetti. Çay bahçesinden çıkıp yola koyulurlarken; �bu sefer deneyeceksin, değil mi Suat amca?� diye sordu.

Suat, ona tebessüm edip �iyi akşamlar� diyerek eczaneye doğru yürüdü. Onu orada Cansu, yepyeni fotoğraflar çektirmek için bekliyordu.
Alper Şirvan
16 Haziran 2006 , Cuma
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

11 Mayıs 2007, 12:18:08
sabrina

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 46

Cinsiyet : Bayan

Nerden :

Konu  : 187

Mesaj : 919

Rep Puanı : 702
Çevrimdışı
« Yanıtla #4 : 11 Mayıs 2007, 12:18:08 »

 
Alıntı
Sizin için ne derece önemi var bunu bilmiyorum ama ben bu satırları yazarken gözümden damlalar akıyor klavye üzerine. Erkekler ağlamaz lafı bana göre değil. Ağlamaktan hiç utanmadım,duygularım,acılarım beni boğduğu zaman hep ağladım.Yine ağlıyorum... Sizleri tanımıyorum ama sizlerle paylaşmak istiyorum.Lütfen;bu satırlara bir seven olarak sahip çıkın ve lütfen yazılı satırlar olarak geçmeyin. Okudukça yeryüzünde insanlar neleri yaşarmış diyeceksiniz buna eminim.Bir memur ailenin en küçük çocuğu olarak babamın tayininin çıktığı bir köye taşındık.Huzursuzdum,okulumu bir köy okulunda okumaktansa ,şehirde medenice okumak istiyordum.kaydımı yaptırdı babam okula.İlkokul 4. sınıftan başladım köy okuluna.Beni bir sınıfa verdiler.Öğretmen köyde yabancı olduğumu biliyordu ve hangi sıraya oturmak istiyorsan otur dedi bana.Bir kızın yanı boştu sadece oraya oturdum.Hayatımı adadığım,gidişiyle beni bitiren insanla ilk o zaman tanıştım.İsmi Altınay idi.Çocuk yaşımda bile onun güzelliği beni çok etkilemişti.Masmavi gözleri,gamze yanakları ile arada bir bana dönüp gülüşü,yanlış yazdığım notlarımda kendi silgisiyle defterimdeki hatayı silmesi beni o minik yaşımda ona bağladı.O dönemlerde çocukça bir arkadaşlıktı. Zaman ilerledikçe onsuz tek saniye geçiremiyordum.ya ben onlara gidip ders çalışıyor, yada o bize geliyordu.Mükemmel bir paylaşımcıydı.Yüreğini,sevgisini,dostluğunu daha o yaşta vermişti bana.İlkokulu birlikte okuduk ve aynı sırada bitirdik.Hep onunla hep ona biraz daha alışarak. Ortaokula geçtiğimizde ailelerimize rica ettik ve bizi aynı okula yazdırdılar, hatta aynı sınıfa,hatta aynı sıraya oturmamız için babalarımız öğretmenlere adeta yalvardılar.Başarmıştık. Yine aynı sıradaydık.Geride kalan ilkokul dönemindeki iki yılda anladım ki onsuz hayat bana huzur vermiyordu.Yaşımız olgunlaştıkça o beni,ben onu daha çok seviyordum.Çocukça başlayan arkadaşlığımız sevgiye aşka dönüşmüştü ortaokul yıllarımız bitmek üzereyken.Şehir merkezinde.Ailelerimiz liseye geçtiğimiz sırada ortak bir karar aldılar.Buna göre tek ev kiralayacak ikimiz aynı evde kalacaktık.Annem de bizimle kalacaktı.Allah'ım o karar bize iletildiğinde dakikalarca sarmaş dolaş kutlamıştık bunu.Ona aşık olmuştum.Aynı duyguları o da paylaşıyordu ve bunu fareden ailelerimiz okul bittiğinde evlendirelim diye karar almışlardı bile.İlk elini tuttuğumda sakın bir daha bırakma demiştim. Yanakları kızarmıştı,utanmış ve başını önüne ! eğmiş,gülümsemiş ve elimi sıkı sıkı kavramıştı.Artık her gün elele tutuşup okula gidiyor okuldan çıkarken elele dolaşıyor geziyor öyle gidiyorduk evimize.Arada bir elleri terler ve her terleyişte elini elimden kurulamak için çekerdi.Bunu her yaptığında kızar elimi bırakma diye azarlardım,hep tamam tamam diyerek gülümser ve hızla elini avucuma sokuştururdu. Her şey harikaydı,dünya cennet gibiydi gözümüzde.Yıllar akıp gidiyordu mutluluk içinde.Nihayet liseyi de bitirmek üzereydik.karne dönemi gelmişti.Karnelerimizi aldık hiç kırığımız yoktu.Sevinçle sarıldık birbirimize elimi tuttu.bunu kutlamak için bir cafeye gidip cola içerek kutlayacaktık.Okulun az ilerisinden geçen bir çakıl yol vardı.Her zaman toz duman içinde olurdu.çakıllarla kaplıydı.O yolun benim ve ölürcesine sevdiğim insanın ayrılmasında bu kadar rol oynayacağını bilsem hiç girer miydik o yola.Neler vermezdim o yolu yürümemek için. Eli yine elimdeydi,ansızın elini çekti,terlemişti yine eli.Sanırım dört adım atmıştım.Dönüp yine azarlayacaktım.Çünkü hem elimi bırakmış,hem de geride kalmıştı.Dönüp baktığımda Dünya başıma yıkıldı.Sanki gök kubbenin altında kaldım.yerdeydi ve yüzünden kan fışkırıyordu.ne yapacağımı bilemedim üzerine kapandım yüzüne yapışmış saçlarını kaldırdığımda hayatımı bitiren o görüntüyle karşılaştım.Başı kesilmiş bir tavuk gibi çırpınıyordu.Suratına bir taş parçası bıçak gibi saplanmıştı ve bakmaya doyamadığım mavi gözlerinden biri akmıştı.Suratının yarısı yoktu.Hırlıyordu bana bir şeyler demek istiyor kanla kaplı diğer gözünü temizleyerek bana bir şeyler demeye çalışıyordu.Yoldan geçen bir kamyonun tekerinin altından fırlayan bir taş suratına saplanmıştı.Ölürcesine bir aşkı,geleceğimizi kibrit büyüklüğünde bir taş parçasının bitireceğini bilemezdim.Donuk donuk hiç konuşamadan yüzüne bakmaktan başka bir şey yapamıyordum. Ellerini tuttum kaldırdım başını göğsüme dayadı ve elimi sıkı sıkı tuttu.Akan kan ellerimize damlıyordu.Yoldan geçen bir araba durmuş bizi seyrediyordu,hastaneye yetiştirelim dediğimde kanlı olduğu için almadı ve kaçtı gitti.Kimse arabaya almıyordu.çevreme bakıp yardım eden demekten,ona dönüp seni seviyorum,beni bırakma,dayan demekten başka bir şey yapamıyordum.İki dakikalık bir çırpınıştan sonra kucağımda öldü.Cennet olan Dünya 5 dakikada cehenneme döndü.Tam dokuz yıl oldu onu yitireli.Kendime olan güvenimi yitirdim.Artık kimseyi sevemem,kimsede beni sevemez korkusundan kurtaramıyorum kendimi.Bitkisel hayatta gibiyim.Tek elimde kalan bu net.bu net aracılığıyla sizinle paylaşmak istedim.Yitiren,ya da ben yitirenle paylaşmak isteyen herkese elleri terlese bile ellerimi bırakmamaları şartıyla elimi uzattım.Dost,kardeş,arkadaş ne olursanız olun ama elimi bırakmayın.Size sesleniyorum, elimi bırakmayın lütfen...

Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
« Son Düzenleme: 02 Aralık 2007, 17:44:48 Gönderen: Derwish »
Kayıtlı

11 Mayıs 2007, 12:20:26
sabrina

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 46

Cinsiyet : Bayan

Nerden :

Konu  : 187

Mesaj : 919

Rep Puanı : 702
Çevrimdışı
« Yanıtla #5 : 11 Mayıs 2007, 12:20:26 »

Aşk ve Çılgınlık
   Uzun zaman önce dünya yaratılmadan , insanlar dünyaya ayak basmadan önce iyi ve kötü huylar ne yapacaklarını bilmez vaziyette dolanıyorlarmış . Bir gün toplanmışlar ve her zamankinden daha fazla canları sıkkın oturuyorken SAFLIK ortaya bir fikir atmış "Neden saklambaç oynamıyoruz ?" ve hepsi bu fikri beğenmiş , hemen çılgın ÇILGINLIK bağırmış "Ben ebe olmak istiyorum !" ve başka hiç kimse ÇILGINLIK'ı arayacak kadar çıldırmadığı için ÇILGINLIK bir ağaca yaslanmış ve saymaya başlamış . 1,2,3,...

ÇILGINLIK saydıkça , İYİ HUYLAR'la KÖTÜ HUYLAR saklanacak yer aramışlar . ŞEFKAT Ay'ın boynuzuna asılmış , İHANET çöp yığınının içine girmiş , SEVGİ bulutların arasına kıvrılmış , YALAN bir taşın altına saklanacağını söylemiş ama gölün dibine saklanmış . TUTKU Dünya'nın merkezine gitmiş , PARA HIRSI bir çuvalın içine girerken çuvalı yırtmış ve ÇILGINLIK saymaya devam etmiş , 79, 80, 81, 82, 83...

AŞK dışında bütün İYİ ve KÖTÜ HUYLAR o ana kadar zaten saklanmış , AŞK kararsız olduğu gibi nereye saklanacağını da bilmiyormuş ... Bu bizi şaşırtmamalı , çünkü hepimiz aşkı saklamanın ne kadar zor olduğunu biliriz . ÇILGINLIK 95, 96, 97... ye gelmiş ve 100'e vardığı anda AŞK sıçrayıp güllerin arasına girmiş ve saklanmış . Ve ÇILGINLIK bağırmış "Önüm , arkam , sağım , solum sobe , geliyorum" .

Arkasına döndüğünde ilk önce TEMBELLİK'i görmüş , o ayaktaymış çünkü saklanacak enerjisi yokmuş . Sonra ŞEFKAT'i Ay'ın boynuzunda görmüş , ve İHANET'i çöplerin arasında , SEVGİ'yi bulutların arasında , YALAN'ı gölün dibinde ve TUTKU'yu Dünya'nın merkezinde ... Hepsini birer birer bulmuş sadece biri hariç ! ÇILGINLIK umutsuzluğa kapılmış , en son saklı kişiyi bulamamış , derken HASET ÇILGINLIK'ın kulağına fısıldamış :

"AŞK'ı bulamıyorsun çünkü o güllerin arasında saklanıyor "

ÇILGINLIK çatal şeklinde tahta bir sopa almış ve güllerin arasına çılgınca saplamış , saplamış , saplamış ... Ta ki yürek burkan bir haykırma onu durdurana kadar ... Ve haykırıştan sonra , AŞK elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çıkmış . Parmaklarının arasından sicim gibi kan akıyormuş , gözlerinden . ÇILGINLIK , AŞK'ı bulmak için , heyecandan AŞK'ın gözlerini çatal sopa ile kör etmiş ... "Ne yaptım ben ? Ne yaptım ben ?" diye bağırmış "Seni kör ettim , nasıl onarabilirim ?" AŞK cevap vermiş ; "Gözlerimi geri veremezsin ama benim için birşey yapmak istersen benim kılavuzum olabilirsin !"

O günden beri AŞK'ın gözü kördür ve o günden beri ÇILGINLIK da her zaman onun yanındadır ...
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

12 Mayıs 2007, 15:45:04
ParGenC68

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 35

Yas : 23

Cinsiyet : Bay

Nerden : Aksaray

Konu  : 103

Mesaj : 3772

Rep Puanı : 750
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #6 : 12 Mayıs 2007, 15:45:04 »

bu gün okudum seyler içinde en güzel olan yazı unuyyum seyleri geri hatırlatan türden hemde teşekkür ederim...
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3 ... 7   Yukarı git
Yazdır
GoogleTagged

Gitmek istediğiniz yer:  

 Ara

 Forum İstatistikleri
Yeni mesaj varToplam Mesaj Sayısı: 31123
Yeni mesaj varToplam Konu Sayısı: 6285
Yeni mesaj varToplam Üye Sayısı: 13344
Yeni mesaj varSon üye: sdlfjsal
 Reklamlar
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
 Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.
 Desteklediklerimiz
BEKAR MEMURLAR
TARİHİ GERÇEKLER
RADYO AŞK TRENİ
SAMSUN HABER
SamsunLife.Net
OKULDAYIZ BİZ
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
REKLAM VER
yarindansonra.net Komedi Arama motorlarina kayit, sunucu barindirma, co location, co-location, kiralik sunucu, sunucu kiralama
|Site Map | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | GoogleTagget | Etiket | Url List |
Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
WarLoRD: YarindanSonra NeT ve YarindanSonra Com İş Birliği İle Hazırlanmıştır.
Bu Sayfa 0.163 Saniyede 33 Sorgu ile Oluşturuldu