Rio Heykelinin hikayesini merak eden arkadaşlar için;
Kurtarıcı İsa Heykeli (1931) Rio de Janeiro, Brezilya
Bu İsa heykeli 38 metre yüksekliğindedir ve Rio de Janeiro şehrine tepeden bakan Corcovado Tepesinin üzerine yerleştirilmiştir. Brezilyalı Heito da Silva Costa tarafından tasarlanan ve Fransız heykeltıraş Paul Landowski tarafından gerçekleştirilen bu anıt dünyanın en çok tanınan anıtlarından biridir. Heykelin yapımı beş yıl sürmüştür ve Ekim 1931’de açılışı yapılmıştır. Ziyaretçileri kollarını açarak karşılayan heykel şehrin ve Brezilya halkının sıcaklığının sembolü haline gelmiştir.
Bir de Hürriyet Gazetesi yazarlarından Ali Atıf Bir tarafından aktarılan hoş bir aşk öyküsü var:Birinci Dünya Savaşı ile İkinci Dünya Savaşı arası. İtalya açlıktan kırılıyor. Enzo daha 20’li yaşlarda. Konservatuvar trompet bölümü mezunu. Livorno’da, caz orkestralarında çalışarak ölüm kalım mücadelesi veriyor. Tek düşündüğü iki kapı yan komşusu sevdiği kadın. Sonunda aşkının açlıktan gözleri önünde eriyip gitmesine dayanamıyor. Bir savaş gemisinin kaptanını ikna edip, ellerinde bir valizle ikisi birlikte biniyorlar gemiye, gidiyorlar doğru yeni dünya Amerika’ya.
Amaçları Amerika’ya mülteci olarak sığınmak. Evdeki hesap çarşıya uymuyor. Enzo ve büyük aşkı New York’ta gemiden indirilmiyorlar. Önlerine iki alternatif konuyor. Ya Brezilya’ya gidecekler ya da Arjantin’e. Karar vermek için de bir saatleri var. Enzo ve aşkı o zamanlar daha bakir, daha güvenli diye Brezilya’yı seçiyorlar. Birkaç gün sonra ellerinde valizleriyle kendilerini Rio limanında buluyorlar.
Enzo bir süre Copocabana’da sokak çalgıcılığı yapıyor. Daha sonra taksicilik yapmaya başlıyor. O arada büyük aşkıyla evleniyorlar. Enzo’nun aşkı ince ruhlu bir kadın. O daha çok edebiyattan, klasik müzikten, sanattan hoşlanıyor. Enzo’nun ruhu iş adamı ruhu.
Enzo kısa sürede taksilerin sayısını çoğaltıyor. Sonra otobüs filosu kuruyor ve tur işi yapmaya başlıyor. Bu arada saygın bir işadamı olarak bürokratik kademelerde sıkı dostlar ediniyor. Bu dostlukların yardımıyla yeni çıkan bir kanundan yararlanarak 1950’li yılların başında Bernardo Adası’nı satın alıyor. Yıllarca gece gündüz çalışarak adayı bugünkü cennet haline getiriyor. Tabii ki en büyük yardımcısı büyük aşkı.
Enzo hala 6 ay adada yaşıyor, 6 ay Rio’da. Otobüs filosunun başında artık oğulları var. Enzo 60 yılda Rio’da ada dahil her şeye sahip oluyor ama hálá İtalyan vatandaşı. Brezilya vatandaşı olmayı reddediyor. Enzo tek mutsuzluğunu şöyle ifade ediyor: ‘Her şeyim var ama vatanım yok!’.
Enzo hálá işin başında. Her şeyle inceden inceye ilgileniyor. Biz Bernardo Adası’ndan ayrılırken de, diğer konuklarına yaptığı gibi iskeleye gelip el sallamayı ihmal etmiyor.
"Aramızda şüpheci Türk basınından arkadaşlarımız var. İnanmıyorlar Enzo’nun öyküsüne. (Bernardo Adası’na Enzo’nun turlarıyla gitmek isteyenler için yazışma adresi: Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için
Üye Ol veya
Giris Yap)"