Kayıt   Şifremi Unuttum   Aktivasyon
       
  • Ana Sayfa
  • Yardım
  • Ara
  • Takvim
  • Yeni gönderilen iletileri göster.
  • Giriş Yap
  • Kayıt
ARAMA
Sayfa: 1 ... 4 5 [6]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Veda Hikayeleri  (Okunma Sayısı 5619 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
15 Aralık 2008, 18:17:18
mynax

Çırak

*


Avatar Yok


Üye No : 7148

Yas : 21

Cinsiyet : Bay

Nerden : Edirne

Konu  : 0

Mesaj : 5

Rep Puanı : 0
Çevrimdışı
« Yanıtla #35 : 15 Aralık 2008, 18:17:18 »

paylaşım için teşekkürler
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı
09 Ocak 2009, 14:21:21
Veda

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 2884

Yas : 22

Cinsiyet : Bayan

Nerden :

Konu  : 385

Mesaj : 2014

Rep Puanı : 1250
Hiçbir şey göründüğü gibi değildir!..
Çevrimdışı
« Yanıtla #36 : 09 Ocak 2009, 14:21:21 »






İki Mecnun Bir Leyla

İkisi de Ben Mecnûn'um diyordu.
 
Devrin padişahının kulağına ulaştı iki Mecnûn'un varlığı...
Olmamalı idi böyle bir şey!!
Öyle ya şu koca âlemde tek bir Leylâ var; nasıl olur iki Mecnûn!?...

Birisi aşkında kesinlikle sahtekardı padişaha göre...
 
Ferman çıkardı padişah Tiz gele her iki Mecnûn olma iddiasındakiler!
 
Ferman padişahın, derhal huzura getirildi iki Mecnûn'da... Padişah sordu:
 
Bir Leylâ var ne olaki iki Mecnûn? Birinizden biriniz yalancı, sahtekar!
İşimi uzatmayın, hanginiz söyleyin bana hakiki Mecnûn!?..
 
İkisi birden dediler: Padişahım Mecnûn benim!
 
Padişah imtihan ederim, yazık olur size, doğruyu söyleyin! dedi.
İkisi birden yine imtihanına razıyız ey ulu hükümdar" dediler.
 
Padişan emr buyurdu Hemen kütük ve balta gelsin!
Hanginiz hakiki Mecnûn şimdi anlayacağız dedi.
 
Leylâ'ya olan aşkı için kim elini kestirirse onun Mecnûn olduğunu anlayacağım...
Derhal atıldı Mecnûn'luk iddiasında bulunanlardan biri:
 
Kes hünkârım! Bu el Leylâ'ma kurban olsun!
 
Koydu elini kütüğe, baltayı vurdu cellat ve eli kesik halde feryâd etti o :
 
Leylâ'm! Leyla'm!...
 
Diger Mecnûnluk iddiasında olana yöneldi cellat:
 
Hadi bakalım sıra sende anlayacağız şimdi sen mi Mecnûn; o mu Mecnûn!...
 
Mecnûn, öyle bir bakışla baktı ki cellada, cellad korkusundan üç beş adım geriledi.
 
Behey adam! dedi Mecnûn..
 
Behey adam! Ben Leylâ'mın elini kestirmeeeemmm!



Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Ölmeye vaktim mi vardı seni sevmekten...
12 Ocak 2009, 20:15:12
Veda

Ölüm Yıldızı

*





Üye No : 2884

Yas : 22

Cinsiyet : Bayan

Nerden :

Konu  : 385

Mesaj : 2014

Rep Puanı : 1250
Hiçbir şey göründüğü gibi değildir!..
Çevrimdışı
« Yanıtla #37 : 12 Ocak 2009, 20:15:12 »






Cennet Kuşları

Öğle vaktiydi, güneş hafiften kırpmıştı gözünü. Derken, cıvıl cıvıl bir ses tırmandı gökyüzüne:"Beni de yaz abi, beni de yaz bu seferkinde n'olur n'olur!.." Fatih'ti bu, yeni öyküsünde kendisine de yer vermesini istiyordu abisinden."Tamam, yazacağız seni de bir gün. Öyle hemen olmaz ki, ilham bu kardeşim..."

"İlham'ı da yaz, beni de..."

Gülümsedi abisi... Cennet'in ipekten bir şalı olsaydı, yüreğine dolandığına inanacaktı Fatih'in. Öyle duruydu, öyle katıksız... Hayatın, en sevilesi yanı duruyordu şimdi karşısında. Bütün masumiyetiyle cevap bekleyen iki zeytin karası göz...

"Gel buraya..." dedi abisi, kucağına aldı kardeşini, sarıldılar sıkı sıkı... "Hadi annemin yanına git sen, kim bilir ne güzel yemekler yapmıştır yine, karnını doyur, sonra babam gelince de camiye gideriz beraber, tamam mı?"

"Tamam abi. Kur'an da okuyacak değil mi babam bize?"

"Hı hı..."

Koşarak gitti Fatih. Birkaç dakika içinde yemeğini yemiş; sokakta oyuna dalmıştı bile...

Gazzeli bir ailenin küçük oğluydu Fatih. Beş yaşına girmemişti daha; ama rakamları sollayıp geçecek kadar zeki ve olgun bir çocuktu. Sürekli merakla bakan iri siyah gözleri, kulaklarının üzerine düşen saçları, geceyi bile uykusundan kaldıran cıvıl cıvıl sesiyle yalnız ailesinin değil; mahallesinin de göz bebeği olmuştu kısa zamanda...

Annesinin sesiyle irkildi: "Fatih! Gel oğlum hadi, baban geldi, camiye götürecekmiş seni..." Koşarak gitti annesinin yanına. "Bak yine toza toprağa bulanmış ellerin. Hadi yıka da öyle gidin, hadi oğlum..."

"Yıkamazsam n'olur anne?.." Yine soruyordu. Susmuyordu o heyecanlı gözler. Geleceğin büyük adamlarından biri olacağının müjdeleyicisiydi belki de bu parlayan kandiller...

"Yıkamazsan, Allah, 'Fatih kulum benim karşıma elleri çamurlu çıkıyor.' der..."

"Üzülür mü?"

"Hı hı, üzülür tabii oğlum..."

"Tamam hemen yıkıyorum anne, üzülmesin, ben O'nu çok seviyorum..."

Koşa koşa gitti. Baktı annesi arkasından. Bu çocuk bir armağan olmalıydı kendisine. Şükretti oracıkta, 'onu armağan eden'e...

Üç ay geçti aradan...

Bir sabah, kanı çekildi güzel kentin. Hastalandı bir anda. Değişti... Artık öykü yazmıyordu Fatih'in abisi. Babası, gizli gizli okuyordu Kur'an'ını. Annesinin güzel yemekleri tek çeşitte sabitlenmişti uzun süredir.

Fatih aynıydı, sorular soruyordu yine. En başta, bu kocaman tabancalı ve değişik konuşan adamlar neden gelmişti buraya? Neden biz korkuyorduk onlardan, neden sürekli insanlar ölüyordu? Biz ne yapmıştık onlara, Fatih ne yapmıştı? Gökyüzünü mü kıskanmışlardı ondan, yoksa nefes alışını mı? Soruyordu ama, bu kez cevap veren yoktu ona...

Bir öğle vakti, endişeler içinde camiye gidiyordu üç beden... Babası, abisi ve Fatih... Fatih, evden çıkmadan, gıcır gıcır yıkamıştı ellerini. "Artık sokakta hiç oynamıyorum, ellerimi çamura bulamıyorum; ama yine de yıkayayım, üzülmesin Allah'ım." diyordu kendi kendine. Evden çıkmadan, istemsiz sarıldı, bağrına bastı annesi onu... Annesi, hep ağlıyordu artık...

Öğle namazı... Her gün biraz daha boşalıyordu saflar. Fatih de fark etmişti; ama soramıyordu. Cevaplar yoktu artık. Kim bilir, belki de o çirkin adamlar öldürmüştü cevapları da...

Babasıyla abisinin arasında duruyordu. Eğildi, rükua vardı, sonra doğruldu, derken secdeye... Sonra, sonra başını kaldıramadan bir gürültü koptu, yer yarıldı içine düşüyorum zanneti. Sonra karanlık, sonra bir ateş topu... Sıcak... Acı... Tanımlayamıyordu Fatih. Hareket edemiyordu, neler oluyordu, bilmiyordu...

Bir daha hiç öykü yazmadı abisi. Fatih'i de yazamadı, İlham'ı da... Hiç Kur'an okumadı babası sonrasında. Annesi hiçbir zaman yapamadı o güzel yemeklerinden tekrar...

Solukların kesildiği yerde, alev alev yanan ateşin çığlıkları arasında, inceden bir ses yükseliyordu gökyüzüne... Fatih... Minicik ellerini birbirine kenetlemiş, bir şeyler söylemeye çalışıyordu:

"Anne... Annecim...Ben yıkadım ama... Ellerim... Kan oldu... Allah... Üzülür mü anne?.."

Gamze Elif DİLBAZ

Zaman Gazetesi/Gençlik



Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı

Ölmeye vaktim mi vardı seni sevmekten...
02 Mart 2009, 22:22:01
alka_28

Avcı

*


Avatar Yok


Üye No : 7960

Yas : 41

Cinsiyet : Bay

Nerden : Giresun

Konu  : 0

Mesaj : 20

Rep Puanı : 0
Çevrimdışı
« Yanıtla #38 : 02 Mart 2009, 22:22:01 »

Eline emeğine sağlık arkadaşım :sm_bravo:
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Twitter Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Del.icio.us Ekle Stumbleupon Ekle Technorati Ekle Digg Ekle Furl Ekle Newsvine Ekle Reddit Ekle Linkedin Ekle Friendfeed Ekle
Kayıtlı
Sayfa: 1 ... 4 5 [6]   Yukarı git
Yazdır
GoogleTagged

Gitmek istediğiniz yer:  

 Ara

 Forum İstatistikleri
Yeni mesaj varToplam Mesaj Sayısı: 31123
Yeni mesaj varToplam Konu Sayısı: 6285
Yeni mesaj varToplam Üye Sayısı: 13344
Yeni mesaj varSon üye: sdlfjsal
 Reklamlar
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
Image Hosted by YarindanSonra.Net
 Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.
 Desteklediklerimiz
BEKAR MEMURLAR
TARİHİ GERÇEKLER
RADYO AŞK TRENİ
SAMSUN HABER
SamsunLife.Net
OKULDAYIZ BİZ
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
DOST SİTE EKLE
REKLAM VER
yarindansonra.net Komedi Arama motorlarina kayit, sunucu barindirma, co location, co-location, kiralik sunucu, sunucu kiralama
|Site Map | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | GoogleTagget | Etiket | Url List |
Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
WarLoRD: YarindanSonra NeT ve YarindanSonra Com İş Birliği İle Hazırlanmıştır.
Bu Sayfa 0.208 Saniyede 30 Sorgu ile Oluşturuldu